"Feleğin değişmesine üzülmek gerekmez. Baksanıza, ecdadınız birkaç yüz sene evvel cihangir ve âlemin zirvesindeyken şimdi hanedanınız o zamanlar nâmı bile bilinmeyen Osmanoğulları tâbiyetinde bulunuyor. Ama şeref yine sizdedir ki Cengiz Han evladındansınız!" diyecek oldu. Bu sözler ise Adil Giray'in siyaset tarzına bütün bütün aykırı düşmekle, "Gerçi âlemin değişimi buyurduğunuz gibidir, fakat şimdiye kadar feleğin bizlere gösterdiği muamele iltifatlı yüzü idi. Yalnız bu defa benimle kardeşime lütfunda biraz cimri davrandı. Esir olduk, şehit olamadık. Bununla beraber esaretle de iftihar ediyoruz, çünkü devletimizin hizmeti yolunda öyle bir musibete uğradık. Bizim için hanedanımızdan bahsetmek övünülecek bir şey değildir. Şükürler olsun ki Cenab-ı Hakk'ın adaleti, torunları ecdadın yaptıklarına vâris etmemiş, yoksa bize Cengiz'den gelecek miras hissesinin büyük kısmı yarı dünya halkının kanının vebali olurdu. Osmanoğulları ise mücahit evlatlarınındır. Cenab-ı Hak İslam'a ettikleri hizmete mükâfat olarak kendilerini hilâfetle şereflendirmiş, hükmettikleri milletlerden hatta bir ferdin gölgesi bile üzerine düşmeyen bu kadar İslâm mülkünde adlarına hutbe okunuyor. Bizim en büyük şerefimiz o hanedana olan hizmetimizdir,"
sözleriyle karşılık verdi.