Batılı sanatçıları her zaman işbirliğine sokmuş, onların birbirlerinden öğrenmelerine çalışmıştı. Ona göre elbette Doğu'nun Batı'dan, Batı'nın da Doğu'dan öğrenebileceği teknikler vardı ve sanat ancak bu şekilde en iyi seviyesine ulaşabilirdi. Değil mi ki, onun daha çocukken hatmettiği kutsal kitapta "Doğu da Batı da Allah'ındır!" yazıyordu, elbette o da hükümdarlığını güneşin doğduğu ve battığı her yerde yaşatmak isteyecekti.
Zira büyük adamlar yalnız kalmaya, yalnız karar vermeye mahkûmdur. İçinde yaşadığı topluma ve çağa uyan değil. toplum yaratan, çağ değiştiren Fatih gibi liderlerin başka şansları yoktu da ondan!