Bir büyüteci ele alalım mesela. Yapılma amacı güneş ışıklarını bir noktaya toplamaktır. Binlerce güneş ışığının bir araya gelmesi odun, kağıt, saman, ot gibi şeyleri yakar; taşı, camı ve demiri kızdırır.
Milletin içinden çıkan her büyük adam da büyüteç gibidir. Halkının en güçlü yönlerini bünyesinde toplayarak onların ruhunu tutuşturur. Fakat hava bulutlu ve gökyüzü de güneş ışınlarından mahrumsa hiç bir büyüteç bir kar taneciğini bile eritemez, bir damla suyu bile ısıtamaz.
Bir sabah uyandığında, penceresinde çiçek dolu iki saksı gördü. Biri çok şık, çok parıltılı kristal bir vazoydu, ama çatlamış, suyunu sızdırdığı için çiçekleri solmuştu. Diğeri kum taşından yapılmış kaba ve sıradan bir kaptı ama suyun tamamını muhafaza ettiğinden çiçekleri canlı ve parlak kalmıştı.
Amacı neydi bilemiyorum ama Esmeralda solmuş çiçekleri alıp onları bütün gün bağrına bastı.