Fletcher Sletch

Fletcher Sletch
Medya & Film çalışmaları lisanslı Sanat/zanaatkâr Müzik, felsefe, fotoğraf sever Bas gitar yapımcısı @sletchguitars @fletchersletch
Luthier
Lisans
17 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Bir kimsenin sahip olduğu şeylere, kadın ve çocukları katmadım; çünkü genellikle bunlar o kimseye sahip olurlar.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Devlet işlerinde dalkavukluğun önemi
Amaç devlet hizmetinde yükselmekse, bu­nun için, onlar aracılığıyla adım adım, belki de en üst mev­kiye ulaşmak için, yakınlıkların, dostlukların, bağlantıların kazanılması gerekiyorsa hiçbir servete sahip olmadan dünyaya gelmiş olmak as­lında çok daha iyidir. Özellikle, soylu olmayan ama bazı ye­teneklerle donatılmış birisinin bütünüyle yoksul olması ken­disi için gerçek bir avantaj olacaktır. Çünkü bir kimsenin, salt eğlencede aradığı gibi, devlet hizmetinde daha da çok aradığı ve sevdiği şey, ötekilerin değersizliğidir. Ama yalnız­ca yoksul biri kendisinin bir bütün olarak, derin, kesin ve her yönden değersiz oluşuna ve hiçbir önemi ve değeri olmayışı­na, burada gereken ölçüde inanmış ve bunu kavramıştır. Bu yüzden, sadece o, yeterli sıklıkta ve süreklilikle eğilebilir ve yalnzca onun eğilmeleri tam 90 dereceyi bulurlar: Yalnızca o, kendisine her şeyin yapılmasına göz yumar ve buna sade­ce gülümser; yalnızca o, meziyetlerin bütünüyle değersiz ol­duğunu görür; yalnızca o, kendisinin üstüne yerleştirilmiş ya da daha etkili birisinin yazınsal beceriksizliklerini açıkça ve yüksek sesle ya da büyük puntolarla, başyapıtlar olarak öve­bilir; yalnızca o bilir dilenmesini; sonunda yalnızca o, erken­den, yani gençliğinde, Goethe'nin bize sözcüklerle açıkladığı o gizli hakikatin bir sırdaşı olabilir: Aşağılık olandan, Yakınmasın kimse Çünkü güçlü olandır o Sana söylendiği gibi. Batı Doğu Dîvanı
Dar kafalıların özellikleri
Zihinsel kuvvetlerinin ucu ucuna normal öl­çüde olması sonucunda, zihinsel gereksinimler duymayan bir insanın "dar kafalı" olarak tanımlanan kişi olduğunu da burada eklemeden geçmek
Zihinsel aktivetisi yoğun olanların acıya daha duyarlı olması
Büyük zihinsel yeteneklerin, sinir­lerin aşırı çalışması sonucunda her türden acıya karşı son derece büyük bir duyarlılığa neden olduklarını göz önünde bulundurmak gerekir; ayrıca, onlara neden olan tutkulu mi­ zacın ve aynı zamanda onların ayrılamaz bir parçası olan tüm tasarımların büyük canlılığının ve mükemmelliğinin, bu yeteneklerin uyardığı heyecanların karşılaştırılamayacak öl­ çüde daha şiddetli olmasına yol açarlar; oysa genel olarak, hoş heyecanlardan daha çok, acı verici heyecanlar vardır; ve son olarak büyük zihinsel yetenekler, onlara sahip olan kişi­leri, öteki insanlara ve o insanların uğraşlarına yabancılaştı­rırlar, çünkü kişi kendinde ne çok şeye sahipse başkalarında o kadar az şey bulabilir. Başkalarının büyük hoşnutluk duy­dukları birçok şey, onun için yavan ve katlanılmazdır.
Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür
Bizim pratik, gerçek yaşamımız, tutkular tarafın­dan yönlendirilmediği sürece can sıkıcı ve yavandır; onu tıutkular yönlendirdiğinde ise, çok geçmeden acı vermeye baş­lar: Bu yüzden yalnızca, istençlerinin hizmeti için gereken öl­çünün üstünde herhangi bir zeka fazlalığına sahip olanlar mutludurlar. Çünkü böylelikle, gerçek yaşamlarının yanı sı­ra, kendilerini sürekli olarak ve acısız ama yine de canlı bir biçimde meşgul eden ve eğlendiren, entelektüel bir yaşam da sürdürürler. Salt bir boş zaman, yani istencin hizmetinde uğ­raşıda bulunmayan zeka, bunun için yeterli değildir; gerçek bir kuvvet fazlalığı gereklidir: Çünkü ancak bu fazlalık, is­tencin hizmetinde olmayan, salt zihinsel bir uğraşıyı sürdü­rebilir: "Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir" (Seneca. Ep., 82). Ama bu fazlalı­ğın küçük ya da büyük oluşuna göre, gerçek yaşamla, öncü entelektüel yaşam arasında, salt böcek, kuş, mineral, made­ni para biriktirmekten ve betimlemekten, şiir sanatının ve felsefenin en yüksek başarımlarına dek uzanan sayısız basa­mak vardır. Böyle bir entelektüel yaşam, salt can sıkıntısına karşı değil, onun yıkıcı sonuçlarına karşı da korur. Yani kö­tü topluma ve insanın mutluluğunu bütünüyle gerçek dün­ yada aradığı zaman içine düştüğü çok sayıda tehlikeye, mu­sibete, yitime ve savurganlığa karşı bir koruma duvarı oluş­turur. Örneğin felsefem bana asla bir şeyler getirmedi, ama çok şeyi benden uzak tuttu.