Fletcher Sletch

Fletcher Sletch
Medya & Film çalışmaları lisanslı Sanat/zanaatkâr Müzik, felsefe, fotoğraf sever Bas gitar yapımcısı @sletchguitars @fletchersletch
Başkasına Göre Şekil Almak, Ruhun Kendi Cenazesi midir?
İnsan, varlığını bir başkasının bakışında teyit etmeye çalıştığından beri, aşkı da bir sahiplik mücadelesine dönüştürdü. Oysa aşk, iki ruhun birbirine dolanması değil, yan yana ama kendi göklerinde uçabilmesidir. Bugün "sevdiğim için kıskanıyorum" cümlesi, aslında bir yetersizlik itirafının en cafcaflı ambalajıdır. Kıskançlık, muhatabına duyulan güvenden ziyade, kişinin kendi içindeki o derin, uçsuz buçaksız boşluğa; yani kendine duyduğu güvensizliğe dayanır. İnsanlar, bir başkasının zihnini ve kalbini kontrol altına alabileceği yanılgısına düşüyorlar. Birini "beni kıskansın" diye manipüle etmek, aslında karşısındakini bir özne olmaktan çıkarıp bir nesneye dönüştürmektir. Oysa aşkın o derin felsefesinde, sevilen kişi bir mülk değil, bir mucizedir. Onu kafese koymak, şarkısını duyma isteğinden değil, o şarkının başkasına söylenmesi korkusundan ileri gelir. Korkunun olduğu yerde ise ne merhamet yeşerir ne de gerçek bir bağlılık. Güven, birinin sizi yarı yolda bırakmayacağına dair bir iddia değil; yarı yolda kalsanız bile kendi ayaklarınızın üzerinde durabileceğiniz o içsel vakardır. Kıskançlığı normalleştirmek, aşkın o duru suyunu bulandırmaktan başka bir şey değildir. Birini sevmek, ona gitme imkanını sonsuz kez tanımak ama onun her seferinde kalmayı seçmesiyle yetinmektir. Eğer bir ilişkide sınırlar sevgiden değil de korkudan çiziliyorsa, orada kurulan şey bir yuva değil, şık bir hapishanedir. Aşkın asıl büyüklüğü, kıskançlığın o dar koridorlarında değil, birbirine özgürlük tanıyabilecek kadar büyük bir kalbe sahip olabilmekte gizlidir. Çünkü gerçek bağ, zincirlerle değil, görünmez ve özgür iplerle örülür. Vitrin Aşklar: Ruhun Terziliği ve Sahte Kimlikler Modern zamanların en büyük yanılgısı, birini sevmenin onu "ehlileştirmek" ya da "baştan yaratmak" olduğu
Fletcher Sletch
Burada sözü edilen kıskançlık olumsuz anlamdaki kıskançlık. Partnerinin olmaması gereken bir durumda olmasından ötürü oluşan duruma kıskançlık değil de, başka bir şey mi dememiz gerekir, yoksa bu da kıskançlığın olumlu olan kısmı mıdır? Örneğin, kişi partnerinin başka birinin kucağında olması durumunu nasıl değerlendirmeliyiz? Karşı cins kankasıyla fazla samimiyetin yarattığı kıskançlığı da kişinin özgüvensizliğine mi indirgemeliyiz?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“..bu dünyada yaşamayı bile hak etmiyorum. Yer çekimi olmayan gezegenlerden birine sürgüne yollamalı beni.”
Sayfa 16·Kitabı okudu
Fletcher Sletch
Yan yana iki noktanın öncesi mühim olsa gerek :) Kulağa depresif geliyor.
Senin kadınlar konusunda hayal kırıklıkların var bence :)))
(Erkekteki) akıl kıtlığı, kavrama yetisi yetersizliği, kadınlara zarar vermez. Tersine, belki ağır basan zihinsel güç ya da hatta dâhilik, (erkekteki) bir anormallik olarak kadının üzerinde elverişsiz etki bile yapabilir. Bu nedenle sıklıkla, çirkin, budala ve kaba bir insanın (erkeğin), iyi yetişmiş, eğitimli, zihinsel yetenekli, akıllı ve sevimli bir adamı kadınlar karşısında saf dışı ettiğini görürüz.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Fletcher Sletch isimli okura yanıt verildi
Fletcher Sletch
Mergen aksine, benim gibiler üzülürler dünyanın haline, insanın kötülüğüne ve adaletsizliğine. Tam da buna uygun söylemiş Şopen amcam: "Büyük zihinsel yetenekler, sinir­lerin aşırı çalışması sonucunda her türden acıya karşı son derece büyük bir duyarlılığa sahiptirler" Onlar çamur içinde tepinen domuzlardan farksız olsalar da anlamazlar pisliğe bulaştıklarını, rahatsız olmazlar pislikten (kötülüklerinden).
Senin kadınlar konusunda hayal kırıklıkların var bence :)))
(Erkekteki) akıl kıtlığı, kavrama yetisi yetersizliği, kadınlara zarar vermez. Tersine, belki ağır basan zihinsel güç ya da hatta dâhilik, (erkekteki) bir anormallik olarak kadının üzerinde elverişsiz etki bile yapabilir. Bu nedenle sıklıkla, çirkin, budala ve kaba bir insanın (erkeğin), iyi yetişmiş, eğitimli, zihinsel yetenekli, akıllı ve sevimli bir adamı kadınlar karşısında saf dışı ettiğini görürüz.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Fletcher Sletch
İşinene gelmeyen söylemlerin sahibine at çamuru iz kalsın. Diyelim ki hayal kırıklıkları var, o halde söyledikleri daha da geçerli değil midir, çünkü sıkıntıyı bizzat yaşamış, görmüştür. Şu "kim üzdü" seni utandırma girişiminden vazgeçin, kendinizi küçük düşürüyorsunuz. Yanlış olan tek bir kısmı dahi yok Şopen'nin söylediklerinde, bugün de tamamen geçerlidir. Budala bir adam zihinsel yetenekli bir adamı kadınlar karşısında saf dışı eder. Bunu entelektüel her adam bilir, kadınlar budalayı seçerler. Şu yaşıma kadar zekaya önem verdiğini söyleyip de gerçekten önem vereni hiç görmedim, manipülatif söylemlerdir bunlar. Onların önem verdiği şey kadını güldürecek kadar, iyi para kazanıp kadını lüks yaşatacak kadar zeki olmasıdır, ama asla sosyal konularda, kendi eksikliklerini ve manipülatif yanlarını görecek kadar değil. Kadınlar zeki erkekten nefret ederler, ve ondan olabildiğince uzak dururlar, çünkü zeki erkek kadının manipülasyonuna gelmediği gibi onun maskesini düşürüp gerçek yüzünü açığa çıkarır. Hadi bana da çamur at şimdi, kim üzdü seni de, üç kelimeyle bel altı vurarak düşür :)))
Senin kadınlar konusunda hayal kırıklıkların var bence :)))
(Erkekteki) akıl kıtlığı, kavrama yetisi yetersizliği, kadınlara zarar vermez. Tersine, belki ağır basan zihinsel güç ya da hatta dâhilik, (erkekteki) bir anormallik olarak kadının üzerinde elverişsiz etki bile yapabilir. Bu nedenle sıklıkla, çirkin, budala ve kaba bir insanın (erkeğin), iyi yetişmiş, eğitimli, zihinsel yetenekli, akıllı ve sevimli bir adamı kadınlar karşısında saf dışı ettiğini görürüz.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Şeyma isimli okura yanıt verildi
Fletcher Sletch
Duygusal zekanın ne demek olduğunu bilmeyen bi cahil daha :) Şopen senin anlayabileceğin biri değil, sen orhan pamuk oku :)