“yardım etmek ya da öğüt vermek, yanlış bir şekilde, bir başkasının hayatına müdahale etmek demek. İyilik, şıma- rıkça bir huydur: Başkalarını şımarıklıklarımıza kurban etmeye hakkımız yok, insani niyetlerle ya da şefkatle ha- reket etsek bile. İyilikler, bize zorla benimsetilmiş şeyler- dir: İşte bu yüzden, açıkça tiksiniyorum onlardan.”
Nasıl, bilsek de bilmesek de bir metafiziğimiz varsa, aynı şekilde istesek de istemesek de bir ahlak anlayışımız da vardır. Benim ahlakım son derece yalındır-kimseye ne iyiliğin dokunsun ne kötülüğün.
İleride evimizin bahçesine ağaç dikeceğiz mesela, ama sulamayacağız. Hayır, dikecek ve bekleyeceğiz. Kendisi büyüyecek. Kökleri elbet suyu bulacak. Bunun için mücadele edecek. Bulamazsa da kendi savaşını kaybedecek. Biz kimiz ki doğaya yardım edecekmişiz.
“Tarih boyunca okulun da etkisiyle gittikçe ileri yaşlara itilen; medyanın, popüler kültürün, akımların etkisiyle bilerek-bilmeyerek, farkında olarak-olmayarak seyrelttiğimiz çocukluğu özüne kavuşturabilmek için çocuk ve çocukluk kavramlarını yeniden anlamak ve yorumlamak durumundayız.”