Salih.

Puan vermedi·232 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2024 17:31
Merhaba Bilge Karasu. Böyle bir düşünürden, böyle farklı bir yazardan bugüne kadar mahrum kaldığım için içim de kalan küçük bir buruklukla bitirdim kitabı. Bilge Karasunun salt bir edebiyatçı
Bu Dâvet Bizim
Göçmüş Kediler BahçesiBilge Karasu · Metis Yayınları · 20171,554 okunma
Reklam
Puan vermedi·93 syf.··
2022 4. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2022 19:48
Han, Çağımızın en büyük yanılgısının güzellik ve sanatın tamamen pozitif ve pürüzsüz olarak algılamak olduğunu dile getirerek kitaba başlıyor. Kitapta ilerledikçe farklı düşünürlerin fikirleri ile kendi fikirlerini harmanlayarak sanat ve güzelliği bu tek düzelikten kurtarmak gerektiği üzerinde duruyor. Bunu yaparken, okura, ilkçağ filozoflarından çağdaş filozoflara kadar bir çok düşünürden örnekler sunuyor. Sanatın ve güzelliğin belli kalıpların içerisine sığdıralamaycağını ve aslolanın güzelin negatif ve pürüzlü olduğunu da görebilmek olduğunu söylüyor.
Felsefe-Düşünce
Güzeli KurtarmakByung-Chul Han · İnsan Yayınları · 20181,009 okunma
7/10
·120 syf.··
2020 34. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 13:32
Kitabı her hangi bir konu ile sınırlamak mümkün olmuyor. Kitabın konusu neydi diye sorulduğunda buna tek bir cevap vermek neredeyse mümkün değil. Yazarlık üzerine bir metin mi? Sevgi üzerine arayış ile ilgili bir kitap mi? Ya da yaşamak ve ölüm diyalektiği üzerine bir kitap mı? Belki de bunların hepsi ile ilgili bir kitap. Sanki yazar ne yazarsa yazsın ortada hep bir muğlaklik olacakmış gibi bir hava var. Okuyucu bunu kitapta net bir şekilde görebiliyor zaten. Kitapta bir olay örgüsü var ama bu olay örgüsü düz bir çizgi üzerinde ilerlemiyor. Belki de bundan dolayı öykünün ayakları yere basmıyor çok savurgan bir şekil de ilerliyor. Öykü savurgan olmasına rağmen kitap çok sade ve akıcı bir dil ile yazılmış. Yazar, bu kadar karışık ve katmanlı bir öyküyü çok yalın bir dille okuyucuya sunuyor.
Edebiyat
33Kjersti Skomsvold · Jaguar Yayınları · 2016307 okunma
8/10
·400 syf.··
2020 33. kitabı
Gecenin bir vakti sokaklar da başıboş dolaşırken varolusunuz ile ilgili düşüncelere daliyorsunuz. Sonra yan tarafta olan parkta sokak lambasinin altında bir banka oturuyorsunuz. Varoluş ile ilgili
Edebiyat
Ağabeyine Çiçek Taşıyan KızNatsuki Ikezawa · Ayrıntı Yayınları · 2016188 okunma
Düşlerden Seni Kurtarabilecek Olan Sadece Düş İçinde ki Düştür
Puan vermedi·186 syf.··
2020 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2020 13:27
M. Pavic'in 16 öykü ve son sözden oluşan Işık Ergüden tarafından tertemiz bir Türkçeyle çevrilen ve Ketebe yayınları tarafindan edebiyatımıza kazandırmış olduğu eseridir. Barok dönemi yazarı M. Pavic'in bu kitabı bir dönem kitabı olarak önümüze çıkmaktadır. M. Pavic'in Sırp halk deyişlerinin, inançlarının değerlerinin, ilişkilerinin rahatlıkla fark edilebilecegi eseridir. Kitapta benim en çok beğendiğim "Soru İşareti Hanı'nda öyküsü oldu. Birbirleri ile meyhane de sohbet eden kişilerin aslında birbirlerinin öykülerinin kahramanları. Bunun farkına varana kadar öykü çok sıkıcı ve zor anlaşılır bir halde devam ediyor. Ortaya çıktıktan sonra ise öykü diğer öyküler gibi okuyucuyu içine çekmeye başlıyor. Yazarın kullanmış olduğu dil ve anlatım tarzı okuyucu yoracak ve anlayabilmek için mücadele vermek zorunda bırakacağı tarzdadir. Bundan dolayı kitap okunurken ara sıra uyku moduna geçilebiliyor. Yazarın okuyucudan istediği şey de tam olarak bu sanırım. Çünkü okuyucu uyku moduna geçerken yazar bunun farkındadır ve okuyucu uykuya daldığı anda bir hamle onu uykudan uyandırmaktadır. Yazar siz uyuyan okurken size ne yaptığının bilincindedir. Okuyucu uyku moduna geçtiğinde onu birden bire baş aşağı sarkitarak onu tekrar kitabın içine çekmektedir. Kitap okuyucuya kendini sunmak yerine onun kendisini keşfetmesini ve bulmasını bekliyor. Ancak bir kaşif olarak hareket edildiği zaman kitap tam anlamıyla kendini okuyucuya sunuyor. Bunu yapabilen okuyucu yazarla bir bağ kurabiliyor.
Edebiyat
Rus TazısıMilorad Paviç · Ketebe Yayınevi · 202089 okunma
Reklam