Elem ve kederin kol gezdiği beynimde sana dair derin düşüncelerin izini sürerken beraber baktığımız incir ağacı gözüme ilişti, bu sefer bakıp geçmedim,yoluma devam edip görmemezlikten gelemedim. Geçtim karşısına gayri ihtiyari de bakmadım,benimmiş gibi uzadı adıya baktım sanki beni tanıyormuş gibi.Gelişimin şerefine yapraklarını kımıldar gibi oldu. İşte ne olduysa o an oldu. Gerçekliğimden kaçan ben ikinci benliğini yitirip aciz bir biçimde transa girmiş bir derviş edasıyla önce titredi sonra dilsiz olan dilini geri kazanmış Muzaffer bir kumandan edasıyla karanlık dehlizlerini yok edercesine konuşmaya başladı.
Selahattin Güler