Hamilelik hâlinden daha mukaddes bir vaziyet var mıdır? Her bir fiilimizi, içimizde oluşacak o meçhul varlığa bir menfaat sağlayacağı inancıyla yapmak... Bu hâl, onun gi-zemli kıymetini artırmakta ve bize büyük bir sürur vermektedir! Bu vaziyette iken, kendimizi zorlamadan birçok şeyden uzak dururuz! Öfkemizi bastırır, uzlaşma elini uzatırız zira çocuğumuz, en latif ve en güzel şeylerden filizlenip büyüsün isteriz. Sert ya da kaba olduğumuzda dehşete kapılırız, ya o sevgili bilinmezin hayat kadehine bir damla şer dökülürse? Her şey gizemlidir, meçhul ve uğursuz bir hava içinde ne olup bittiğine dair hiçbir şey bilmeyiz, bekleriz, hazırlıklı olmaya çalışırız. Aynı zamanda içimizde perde kalkmadan önceki bir seyircinin hissettiği gibi saf ve arındırıcı bir mesuliyetsizlik hissi hüküm sürer. O büyümekte, meydana çıkmaktadır: Ne kıymetini ne de vaktini tayin etmeye hakkımız vardır. Tesir edebileceğimiz tek şey, onu muhafaza etmektir. 'Burada büyüyen, bizim fevkimizde bir şeydir.' En gizli umudumuz budur.