Slmkvrmcgl

Kanaatimize göre toplumun benimsediği örf, adet, gelenek, ahlak, din ve hukuk kurallarının vicdanlar üzerinde bir etkisinin olmadığını, vicdan duygusunun tekamül etmesinde veya yozlaşmasında tesirinin bulunmadığını söylemek mümkün değildir. Kişi, toplumun tüm kurallarını benimsemese dahi, zaman içinde onlarla olan etkileşimi sebebiyle bir ülfet ve ünsiyet sağlar. Bu etkileşim, vicdani duygularda bir değişim ve dönüşümü ortaya çıkarabilir. Zaten toplum vicdanı dediğimiz şey, toplumu oluşturan fertlerin her birinin bir hüküm veya olay karşısındaki duygu, tavır, anlayış veya kanaatleri olsa gerektir.
Sayfa 20 - Beyan yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Batılı Filozoflardan Erich Fromm, ikinci bir vicdan türünden de bahseder. Onun bu vicdan türü, bizdeki "toplum vicdanı" tabirine benzeyen "otoriter vicdan"dır. Ona göre otoriter vicdan, içe mal edilmış bir dış otoritenin, ana-babanın, devletin, ya da belli bir kültür içerisindeki herhangi bir otoritenin sesidir. İnsan, bunların koyduğu yasaları ve yaptırım güçlerini benimser, böylece onları içe maleder. Insanların kendi vicdanlarından kaynaklanan bir suçluluk duygusu olarak gördükleri bir yaşantı, gerçekte, çoğu zaman bu otoriteler karşısında duydukları kor- kudan başka bir şey değildir.
Sayfa 18 - Beyan yayınları·Kitabı okudu
...iki tür vicdandan söz eden Batılı filozoflardan Erich Fromm'un değerlendirmesini aktaracağız. Erich Fromm, bizdeki ferdi vicdana karşılık, "hümanist vicdan" denilen bir vicdan türünden bahsetmektedir. Ona göre bu vicdan, her insanda bulunan ve dışarıdan gelen mükafat ve cezalardan bağımsız olan kendi sesimizdir. Erich Fromm'un tarif ettiği hümanist vicdan. dış tesirlerden tamamen uzak olup kişinin iç sesidir. Bu vicdan tanımı, bizdeki özgün ilahi yaratılış anlamındaki fıtrat ifadesiyle örtüşmektedir. Yani buna henüz değer yüklenmemiş, çevresel ve sosyo kültürel faktörlerden etkilenmemiş salt fıtrat hali diyebiliriz. Ancak dini literatürdeki vicdanın oluşumunda, Allah tarafından fıtratımıza, nefsimize yerleştirilmiş duygularla oluşan iç sesimiz kadar, vahyin, peygamberlik müessesesinin ve çevremizin de büyük oranda katkısı mevcuttur.
Sayfa 16 - Beyan yayınları·Kitabı okudu
Vicdan, bizlere Allah tarafından bağışlanmış ilahi bir kabiliyettir. Hayır ve şerri ayıran, insanı doğru yola sevkeden manevi bir kuvvettir, Biz yaptığımız fiil ve hareketlerden dolayı vicdanen ya bir zevk duyarız, yahut bir nefret ve azab hissederiz. Bu ruhi durum ise, bizi faziletli davranışları yapmaya ve çirkin işlerden kaçınmaya sevk eder. İşte vicdanın bu his ve hükümleri, bizlerde sorumluluk duygusunu uyandınır.
Sayfa 14 - Beyan yayınları·Kitabı okudu
Vicdan, "Lezzet ve elemler konusundaki ilk histir. Çeşitli durumlar karşısında bilme ve idrak etme vasıtasıyla, kişiliğin lezzet veya elem cihetiyle etkilenme hallerinden biridir." Bu tanıma göre vicdan ve şuur aynı şeydir.
Sayfa 14 - Beyan yayınları·Kitabı okudu
Reklam