Slvdmrr

Slvdmrr
@Slvrdmrci
Kalplerimiz, bilirsin,ışıklarla dolu..
20 Haziran 2001
126 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·207 syf.·
2026 10. kitabı
Sevmek Mübalağa Sanatıdır abartın deyimi ile Ahmed Arif'in bu kitapta çıtayı ne kadar zirveye taşındığına şahit oldum Ahmed Arif hayatı boyunca bır tek kadını sevmiş ve Kıtap Ahmed Arif'in Leyla Erbil'e olan sevdasını kaleme alıyor ona yazdıgı mektuplara yer veriyor Ama bu mektuplara cevap olarak leyla Erbil'ın yazdığı mektuplara yer verilmemiş kitapta Ahmed Arif leylâ Erbil evli olmasına rağmen ona olan aşkından vazgeçmiyor Leyla Erbil bu diyaloğu dostluk çizgisinde tutmaya çalışsa da Ahmed Arif tüm yoğunluğu ile içindeki bu sevdayı dıle getırmekten gerı durmuyor. Aslında Ahmed Arif'in sevdasını kaleme alırken şiire dökerken bır yandan da yaşadığı maddı ve manevi zorluklardan bahsediyor Leyla Hanıma sürgün yıllarını üzerinde ki siyasî baskıyı yoksulluğu anlatıyor. O zamanın şartları ile edebiyatı kaleme alır ve toplumun edebiyata olan bakış açısına isyan eder "Bu memlekette, edebiyat adıyla yenen b*kların, işlenen fikir cinayetlerinin hesabını mutlaka sorucaz. Sormak, sormağa yeti kazanmak için de yazmak gerek." Aslında sevdası ile birlikte yürütmüştür yaşam mücadelesini davasını ve bunu tüm içtenliği ile Leyla hanıma aktarmıştır tüm duygularını filtresiz kaleme almıştır. Umudunu dâimâ diri tutan eşsiz bir şairdir Mektuplarında Leyla Erbil'e yazdığı Şu kısımın içtenliği beni mest etti doğrusu Canım Benim, Bilir misin, "canım" dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Sevgi, ancak bu kadar güzel kaleme alınabilirdi Mektupları ve şiirleri ile büyülendiğim bir kitaptı son cümleyi de yine bir şiiri ile bitirmek istiyorum Gör, nasıl yeniden yaratılırım, Namuslu, genç ellerinle. Kızlarım, Oğullarım var gelecekte, Herbiri vazgeçilmez cihan parçası. Kaç bin yıllık hasretimin koncası, Gözlerinden,
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·90 syf.·
2026 9. kitabı
Bır çoğumuz galiba Ayşegül'ü "yaz bana" şiiri ile tanıdı Reelde şiirlerıne denk geldikçe sürekli kim bu Ayşegül sorusu dönüyordu kafamda ama henüz bır şiir kıtabı yoktu ve bır yaz boyunca onun şiir kıtabını bekledim. :) Çünkü parlayan kadınlara aşığım kırılganlıklarını sanata çeviren güçlü pozitif kadınlara hayranımm Ayşegül de tam olarak böyle bir insan ve çok güclü yazar ve şair olma yolunda Onun şiirleri o kadar yaşamın içinden ki Şiirde insana geçen o yaşanmışlık ve samimiyet o kadar önemli bır detay ki Ben okurken o detayların hakkını veren kalemi güçlü bir kadın gördüm karşımda Enerjisi o kadar güzel yansımış ki her bır mısraya Umut her sayfada var Hüzün de Ama mutluluk ta Hayatta öyle değil midir zaten Bütün duyguları yasayacagımız ama yadırgamadan an'ın tadına varacağımız bır yer olduğunu anlayınca hüzün de güzel mutlulukta Özetle.. Dünyaya şiirle bakmanın yanı çok güzel Şiirler ve şairler iyi kı var Teşekkürler Güzel insan Ayşegül tatildeızılarslan..
Sevda ÇiçeğiAyşegül Kızılarslan · Derkenar Kitap · 202631 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2026 8. kitabı
Bir gün bir arkadaşım yaptığım çekime Baudelaire'in dünya ağrısına benziyor dedi What Baudelaire? Sorusuna cevap ararken tanışmış oldum Rimbaud tanımı ile "Şairlerin Tanrısı" Charles Baudelaire ile Bence Baudelaire okumaya başlarken önce biyografilerınden başlanmalı Çünkü şairi tanımadan bakış açısını ne anlatmak istediğini ve şiirlerini anlamak pek mümkün değil Fransız şairlerinin ve yazarlarının çok farklı bır havası var Baudelaire ile onu anladım "Gelecekteki karanlıkların o tanıdık imparatorluğu Kendilerine açık olan bu yolcuların önünde." Ve bu alıntı en çok sevdiğim vurucu kısımdı Okurken baudelaire "Kötülükten Güzellik Devşirmek" Başlığı ile ruhuma çok farklı bır pencere açtı Bu başlık çok katmanlı ve tartışılır ama Geleneksel şairler aşkı, doğayı ve iyiliği yazarken baudelaire çürümeyi, ölümü, günahı, Paris'in lağımlarını, dilencileri ve karanlığı yazmış Çirkin ve günahkâr olandan estetik bir güzellik yaratmayı amaçlamış Ve bunu yaparken de çok şeffaf filtresiz Tıpkı Bende onun gibi bazen çekimlerimde denemelerimde kusurlu olanı filtresiz sunmaya özen gösteririm çünkü ışık kusurlu yüzeylerden içeri girer bu yüzden bu bakış açısı bana ıyı hissettirdi Kitabı okurken Baudelaire'nin dünya ağrısına varoluşsal sıkıntısına ve yalnızlığına eşlik ettim Ve bu kusurlar, sancılar nasıl şiire dönüşür onu izledim okurken gerçekten zihninizin tam anlamıyla boş olması lazım ki Charles Baudelaire'in bıraktığı Örtünün altında kı o anlamı bulabilesiniz Onun Ruhuna eşlik ederek..
Kötülük ÇiçekleriCharles Baudelaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,497 okunma
Puan vermedi·79 syf.·
2025 31. kitabı
Merhabalar iki öyküden oluşuyor kitap. Kızıl elma Bu hikâye, eşinden ayrılmak isteyen İsabekov'un içsel çatışmalarını ve kızı Anara'nın masumiyetiyle ailesini yeniden bir araya getirme çabasını anlatır. İsabekov, modern hayatın karmaşasında duygusal bağlarını yitirmiş bir adamdır. Ancak Anara'nın saf sevgisi ve bakışı, onun içindeki "kızıl elma"yı yani hayattaki gerçek anlamı ve sevgiyi yeniden keşfetmesine neden olur. Oğulla Buluşma Bu öyküde, yaşlı bir baba olan Çordon'un, savaşta kaybettiği oğlunun ardından yaşadığı derin özlem ve içsel hesaplaşma anlatılır. Oğlunun ölümünü kabullenemeyen Çordon, onun hatırasını yaşatmaya çalışır. Hikâye, ölümün fiziksel bir yok oluş değil, unutulmakla gelen bir son olduğunu vurgular. Bu dagları, senin teneffüs ettiğin bu havayı, senin içtiğin suları selâmlamak istiyorum. Bu alıntı da Çordonun özlemini dile getiriyor en sevdiğim hikayesi de bu oldu doğrusu Aytmatov'un
Kızıl ElmaCengiz Aytmatov · Elips Yayınevi · 20055,4bin okunma
Puan vermedi·72 syf.·
2025 29. kitabı
Ana karakter Akakiy Akakiyeviç, düşük rütbeli bir devlet memurudur. Hayatı boyunca yaptığı tek iş, evrakları temize çekmektir. Son derece içine kapanık, sessiz ve pasif biridir. İşine büyük bir bağlılıkla sarılır, ancak çevresindekiler tarafından sürekli küçümsenir ve alaya alınır. Kışın yaklaşmasıyla birlikte eski paltosu artık onu soğuktan koruyamaz hale gelir. Yeni bir palto alabilmek için büyük fedakârlıklar yapar, para biriktirir ve sonunda kendisine yeni bir palto diktirir. Bu palto, onun hayatında bir dönüm noktası olur iş arkadaşları ona ilgi göstermeye başlar, sosyal çevresi genişler. Ancak bu mutluluk kısa sürer. Yeni paltosu bir gece sokakta çalınır. Yardım istemek için üst düzey bir memura başvurduğunda ise aşağılanır. Bu olaydan sonra hastalanır ve kısa sürede hayatını kaybeder. kitap ta en çok dikkatimi çeken şu kısım oldu "Hiç kimse tarafından korunup gözetilmemiş, kimsenin yakını sayılmamış, bir sineği bile iğneye tutturup mikroskopta incelemeden geçmeyen bir doğa bilgininin dahi ilgilenmediği bir varlık yitip gitmişti."Gunumuzde ki toplumsal çürümeyi ve hiyerarşik tapınmayı çok güzel özetliyor. .
1000Kitap
PaltoNikolay Gogol · Tutku Yayınevi · 201746,2bin okunma
Reklam