“sıradanlık” zordu. Herkes “sıradan” ifadesini önemsiz bir şey olarak düşünür ve basitçe ağzına alırdı ama kelimenin barındırdığı sadeliğe hakkıyla sahip olan kaç kişi vardı ki ?
“Kur’an Dili” bir sözcüğü mevcut durumunun ötesine taşır ve ona daha önce kimsenin kullanmadığı yeni anlamlar ifade etme kapasitesi yükler. Onu mevcut anlamından soyutlayarak yeniden kurgular. Kendisinden önce hiçbir şairin, hiçbir yazarın, hiçbir Arap atasözünün dile getirmediği anlamları kazandırır ve birçok anlamı ifade edebilecek potansiyel ile donatır.
“Soylular, kalplerini bir mücevher gibi taşıyan ve kalpleriyle düşünen insanlardır. Bu ülkenin en soylu insanları, diğerlerinin acısını içinde en çok hissedenlerdir.”
Dil,kalp,akıl ve amel arasındaki uyum iyi bir müslüman olabilmek için merkezi önemdedir. Buradan anlaşılacağı gibi, Müslümanın selameti basit bir sevap günah muhasebesine dayanmaz. Selamet daha ziyade, Müslümanın kalbinde Allah korkusuyla birlikte büyüyen bir umuttur.