1984, distopik bir evrende tek bir partinin hüküm sürdüğü ve partinin aldığı kararların sorgulanma ve itiraza tutulmadan uyguladındığı bir dünyayı ele alır. Bu distopik ülkede; ülkenin en değer
Yüzüklerin Efendisi - Yüzük Kardeşliği
Yüzüklerin Efendisi serisinin filmlerinden "kitaplarını okuduktan sonra izlerim" diyerek yıllardır uzak durdum.Sanırım bu kadar inat etmeme değdi.
Kitapta içinde bulunduğumuz ortamlar harika şekilde betimlenmiş. Sanki gerçekten Frodo, Sam, Gandalf ve diğer karakterlerin yanında siz de bizzat oradasınız ve olaylara sessizce şahit oluyorsunuz.
Karakterlerin her birinin farklı ve renkli kişilikleri var ve her birisi kitap boyunca farklı şekillerde maceraya katkı sunuyorlar.Benim favori karakterim Sam Gamgee oldu. Çok sadık komik ve pratik zekalı bir karakter.Fakat Frodo'nun tüm bu karakterlerin altında ezildiğini düşünüyorum.İleride ne olur bilmem ama bu kitapta kendisinin pek de benzersiz ve akılda kalıcı bir başkarakter olduğunu düşünmüyorum.
Ve evren...Bu kitaba hayran kaldığım nokta bu oldu.Farklı halklar,bu halkların herbirinin farklı bir hikayesi,farklı amaçları,farklı gelenekleri,dilleri,şiirleri,görünüşleri,yaşam tarzları var.Sırf bu seri için yazarın oğlu mükemmel bir kurgusal harita oluşturmuş.Yazar bu kadar şeyin altından nasıl kalkmış hala aklım almıyor.
Olumsuz eleştiri olarak da kitabın genelinde aksiyon kısmının az olması denilebilir.Kitap çoğunlukla yolculuğa ve evrene alışmamız için karakterlerin halkları ile ilgili hikayelere odaklanmış.
J. R. R. Tolkien
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Eğer birisi bana "sen nasıl birisin,düşünce yapın nasıl,çevrendeki insanlar hakkındaki düşüncelerin nedir ?" diye sorarlarsa bu kitabın başkarakteri Holden'dan pek de farklı olmadığımı söylerdim.Sanırım ben Holden Caulfield'ın biraz daha çalışkan(ama daha zeki değil) ve daha ahlaklı (ama daha vicdanlı değil) bir haliyim.Kendi düşüncelerim ile onun düşüncelerini o kadar çok eşleştirdim ki sanki bu kitap beni anlatıyormuş da "bakalım benim daha ne numaralarım varmış ?" diyerek merakla okudum kitabı.Gayet sade bir olay örgüsü,akıcı bir dil,samimi ve gerçekçi karakterlerden oluşan bir kitap.Herkese tavsiye ederim.Herkesin okumasını ve Holden Caulfield'ın Dünya'ya bakış açısını deneyimlemesini isterim.
J. D. Salinger
Notre Dame'ın Kamburu Bu kitabı elime alma sebebim dikkatimi çokça çeken Quasimodo yani Notre Dame'ın Kamburuydu.Hayata birçok eksiklikle başlamış bir insanın yaşamını merak ettim.Fakat kitapta Quasimodo'dan daha çok bahsedilen karakterler ve olaylar vardı.Bu ilk okuyuşumda hayal kırıklığı yaratmıştı.Ayrıca hikaye ilerledikten biraz sonra yapılan ve sayfalar boyu süren şehir betimlemeleri de beni çok sıkmıştı ve kitabı yarım bırakmıştım.Bu ay bir şans daha vermek istedim ve sıkıldığım bölümlere rağmen okumaya devam ettim.Kitap 200-250. sayfalardan sonra bir hayli açılıyor ve akıcı bir hal alıyor.Quasimodo'ya daha çok değiniliyor,betimlemeler bir hayli azalıyor ve karakterlerin geçmişine değiniliyor.Finali ise beklediğimden çok daha dramatik,gerçekçi ve sarsıcıydı.Eğer sabırlı bir okuyucuysanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Victor Hugo