Smileface

Smileface
@Smilefacee
Namüsait. Zihinsel standardım sabit, uyum opsiyoneldir; seçimi seviye yapar.
Cut
Derler ki insan yüreği acımazmış, ama benimki acıyordu. Gözlerimden önce incecik bir sıra yaş süzüldü. Sonra yaşlar patlayınca yüzüm düpedüz sular seller içinde kaldı.
Sayfa 64
Alıntı
Reklam
Cut
Kontrolü hangi arada elden kaçırdığımı anlayamıyorum, adeta hipnotize olmuş gibi düşüncelerimin esiri oluyorum.
Sayfa 79
Alıntı
Cut
Yavaş yavaş unutacaksın, unutacaksın, yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki, artık hiç acı çekmeyeceksin...
Sayfa 33
Alıntı
Cut
Her anını hafızasını kaybetmiş biri gibi yaşa, sanki keşfettiklerinden başka hiçbir şey bilmiyormuşsun gibi.
Sayfa 43
Alıntı
Bir Çocuk Neden Havlar?
8/10
·456 syf.·
2026 18. kitabı
Bir çocuğun havladığını hayal edin. Şaka değil. Gerçekten havladığını. İnsanlarla göz teması kuramadığını. Dokunulmaktan korktuğunu. Sakinleşemediğini. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk tam olarak böyle bir hikâyeyle karşılıyor sizi. Ve daha ilk sayfalarda içinizde bir şey yerinden oynuyor. Bu kitabı elime aldığımda zorlanacağımı tahmin ediyordum ama bu kadar derinden etkileneceğimi bilmiyordum. Çünkü anlatılanlar yalnızca “kötü şeyler yaşamış çocuklar” değil; insan beyninin nasıl şekillendiği, sevginin eksikliğinde nasıl savrulduğu ve doğru temasla nasıl yeniden toparlanabildiği üzerine. Kitap boyunca sık sık durup düşündüm. Bir çocuğun öfkesine kaç kere “şımarıklık” dedim? İçe kapanan bir çocuğa kaç kere “utangaç” etiketi yapıştırdım? Ya da bir yetişkinin tepkilerinin arkasında nasıl bir çocukluk hikâyesi olabileceğini hiç merak ettim mi? Dr. Bruce Perry’nin anlattığı her vaka, insan davranışlarına bakışımı biraz daha değiştirdi. Travmanın sadece bir an olmadığını, özellikle çocuklukta yaşandığında beynin mimarisini bile değiştirebildiğini öğrenmek sarsıcıydı. Ama daha sarsıcı olan şu: Beyin değişebiliyor. İyileşebiliyor. Sanırım en çok, “davranışın arkasındaki ihtiyaç” fikrinden etkilendim. Kitap size şunu öğretiyor. Bir çocuk kontrol edilemez görünüyorsa, belki de hiç kontrol hissi yaşamamıştır. Bir çocuk dokunulmaktan kaçıyorsa, belki dokunmak onun için güven değil tehdittir. Ve bir noktadan sonra şu cümle zihninize yerleşiyor. “Sorun şu çocukta ne var?” değil, “Bu çocuğun başına ne geldi?” Bu bakış açısı tek başına bile kitabı okumaya değer kılıyor.
1000Kitap
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
Reklam