Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabı okurken ülkemizin günümüz haliyle kıyaslamadan edemedim. Bir yandan da ne kadar farklı yapıda bir toplum olduğumuzu düşündüm. Sanırım insan yapımız, kültürümüz, genetiğimiz farklı. Cumhuriyet devrimleriyle ne kadar çağdaş ve insanca yaşam için uğraşılsa da, 100 yıl geçmeden halimiz ortada. İnsanca yaşamak için, daha insancıl bir topluma ihtiyaç var. Bizim genetik kodumuzda üç kağıt, adam kayırma, kural tanımama, çıkıntılık ve tembellik yatıyor. Hangi dönemde, hangi dünya görüşünde olursa olsun böyle. Cumhuriyet ilanından 20 sene geçmeden sorunlar başlıyor zaten. Vatan bilinci, millet olma bilinci zedelendikçe, kuru bir gürültüden ibaret kalıyoruz. Bunun tekrardan yeşereceğine de inanmıyorum. Çünkü 90 milyonluk bir Suomimiz var. Bu kadar çok insanı ancak eğitim, kanun, kamu düzeni bir arada tutabilir. Almanya bu kadar insanla nasıl düzen tutturabilmiş sıradaki okumam bu yönde olacak gibi. Suomimizin toplum olarak değişeceğine de inanmıyorum. Bu şartlar altında kendi kişisel Suomimizi yaratmaktan başka şansımız yok. Çünkü o kırmızı çizgiyi geçeli epey oldu. Ateşe damla götürürken ölen karınca olmak istemiyorum. Daha gerçekçi bakmak gerek. Bize verilen bir tek hayat var. Ve büyük bir kısmını harcadık. Bu kitabın kişisel Suomimizi geliştirmek için ilham olacağına inanıyorum. Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Daha önce yarıda bırakmıştım, bir arkadaşımda görmemle tekrar okuma isteğim canlandı. Büyük bir heves ve beklentiyle başladığım kitap, tekrar içerisinde kaybolduğum bir çukura döndü. Kitap okurken zihnimin dağılmasını, beni farklı bir evrene götürmesini beklerken, anlamsız ve devrik cümleleri anlamaya çalışarak vaktin geçtiğini fark ettim. İthaki yayınlarının bu çevirisinde mi bir sorun var bilemiyorum. Başka bir çeviriye vakit harcayacağımı sanmıyorum. Paragraf sorusu çözer gibi bir dikkat ve takip gerektiriyor. Akıp gidemedim. Kurgu bir metin olmasına rağmen, dilini çözemedim. Belki kafam eser ve tekrar devam ederim. Başka bir çeviri almanızı öneriyorum. Fahrenheit 451