İncil'i sırf içinde ne kadar iyi şey varsa kendine mal edip kötü sözleri de çevresindekilere yüklemek için satır satır tarayan yobazlar en yobazı, en çekilmeziydi.
Eskiden Rimbaud okurdum. Şiirleri nefes almamı kolaylaştırırdı. Şimdiyse sınav kağıdını doldurmuş ve zilin çalmasını bekleyen bir öğrenci gibiyim. Ve o öğrenci gereksiz, nedensiz ne kadar hareket yapıyorsa dakikaların üstünden atlayabilmek için, ben de en az onun kadar nedensiniz davranıyor ve bekliyorum. Zilin çalmasını. Görülmeyi. Parçalanmayı..
Bir insanın beklerken yapabileceklerinin sınırı yoktur. Bazıları devlet başkanı, bazıları sihirbaz, bazıları da deli olur sıkıntıdan. Bense en üstün yaratık olduğumu kanıtlamak için kendime hiçbir şey yapmadan bekliyorum.
Bazen tesadüfler böyle gerektirir. Cümlelerin hepsi duyulmaz. Her şey yanlış anlaşılır, çözülmesi çok zor bir nefret iki adamın aradına gelir ve oturur…