Kırıntılarını yakaladığım hikayelerin peşine düşmek, arkalarından koşmak, benzer olayları yaşamış kişilerle konuşmak, o konuşmaları yapabilmek için bir sürü kişiyi aracı kılmak ve hiç bilmediğim yerlere seyahat etmek, kolay kolay bulunmayan kaynakları edinmek, anlamadığım dilleri çözmeye çalışmak, eve perişan bir halde gelmek ve nihayetinde topladığım her şeyi masama yayıp onları, onlara has bir kurguda bir araya getirip birbirine yoldaş kılmak..
Savaşlar, soykırımlar, göçler, hastalıklar, kadınlar ve çocuklar hakkında..
Bir ebeveynin çocuğuna davranışlarında, kendi çocukluğundan izler görebilirsiniz. Kendi yaşadığımız ve yüzleşmediğimiz çocukluğun bir kopyasını istem dışı bir şekilde ona yaşatarak adeta şöyle deriz, "Bak işte ben de aynen böyle hissetmiştim!" Aslında bu, bize neler olduğunu söylemek yerine göstererek bize yapılanı tüm dünyaya deklare etmektir. Yüzeyde ebeveynlerimizi idealize edip meşrulaştırıyor olsak da davranışlarımızla, "Bakın, bana aynen böyle davranıldı! Neler hissettiğimi şimdi görebiliyor musunuz?" diye bağırırız adeta. Sanki böylece bize yapılanı telafi ediyoruzdur.
Geçmişimizin acısını çocuğumuzdan çıkarıyor olmamız bilgisizliğimizden mi? Bilinçli zihnimizin arzu ettiği davranışlar ile aniden patlak veren davranışlarımız arasındaki fark işte tam da bilinçaltımıza gömdüklerimizden kaynaklanmaktadır. Bilinçaltımızın sesine kulak vermedikçe bilinçaltımız geçmişte bize yapılanı o en derinden, adeta istemsizce gelen davranışlar yoluyla önce kendimize sonra dünyaya deklare eder. Amacı orda bir yerlerde sıkışıp kalmış ve artık vadesi dolmuş acı verici duyguları yaşamamız suretiyle sonlandırmaktır. Sayfa: 59
Günümüzde Anne olmak da zor, günümüz annelerinin elinde çocuk olmak da..
Aslında annelerinin çocuklarından bekledikleri şeyler çok değil.. Saygılı, dürüst, iyi eğitimli, büyüğünü sayan, küçüğünü koruyan çocuklar hayal eder anneler..
Ya çocuklar?
Çocuklarda farklı bir şey istemezler aslında.. İyi bir eğitim almak, sevilmek ve değer görmektir istedikleri..
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme... Çünki: Sultan-ı kainat birdir, hersey'in anahtarı onun yanında, her sey'in dizgini onun elindedir; hersey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun ; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun. Mektubat/Birinci Makam Yirminci Mektub