Yasemen

Yasemen
Master (Data Science)
67 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Bizimki Kırmızı Pazartesi değil Kırmızı Asır
Puan vermedi·120 syf.··
2023 12. kitabı
Kitabın sonu başında veriliyor zaten. Ama zaten yazar sonuca değil sonuca giderken karşımıza çıkan toplumsal umursamazlığa dikkat çekmek istiyor. Bir genç hatta büyük ihtimalle suçsuz bir genç nasıl da katlediliyor. Namus davası adı altında insanlar duyarsızlıklarına güzel bir bahane örtüyorlar. Günümüzü ne kadar da anlatan bir kitap. Bile bile ölüme terkettiğimiz insanları izlediğimiz şu günlerde içime o kadar oturdu ki. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın düşüncesi toplumun ahlakı haline gelirse o toplumdan ne fayda gelir? Şu son günlerde yüreğimizi dağlayan Gazze haberlerinde de aynısı olmuyor mu? Hepimiz sonun ne olacağını bile bile seyirci kalmıyor muyuz? Tıpkı 2. dünya savaşında nazilerin yaptıklarına dünya seyirci kalıp sonunda da herkesin kendini avutan yalandan bahaneleri olduğu gibi. Birileri ölüyor ama dünya duyarsızlıkla izleyebiliyor. Neden? Çünkü bu artık fıtratımız haline gelmiş. Masum bir insanın öldürüldüğü güne ithafen Kırmızı Pazartesi denilirken onca masumun eziyet gördüğü hatta çocukların bile öldürüldüğü hiçbir günahı olmayan insanların terörist yaftası yediği bir dünyada biz neye kırmızı diyelim ? Güne mi haftaya mı aya mı yoksa yıla mı ? O kadar uzun zamandır duyarsızız ki asır desek fazla olmaz. Bu duyarsızlık hissizlik hangi kangren olmuş yerimizin sonucu? Neden bu kadar duyarsız kaldık ey dünya! Kitapta ceset o kadar dayanılmaz kokuyor ki gömüyorlar hemen. Kokan ceset mi yoksa kokan insanların bu cinayete ortak olmalarının günahı mı.. İnsanları aslında rahatsız eden bile bile onu ölüme terkederek ölümünden hepsinin sorumlu olması mı? Ne diyor kitapta "Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." Bu suç sadece iki kardeşin değil. Buna sessiz kalan ve hafife alan tüm insanların suçudur. "Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım" İşte
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202095,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanın hayata tutunmasına sebep olacak gayeleri olmalı...
7/10
·256 syf.··
2023 8. kitabı
Hayatınız huzurla ve sevdiğiniz şeyleri yaparak geçiyorken bir anda darmadağın oldu mu hiç ? Rüzgar bazen tersten esmeye başlar ve yıllarca ilmek ilmek inşa ettiğiniz kimseye zararı dokunmayan hayatınızı alabora eder. Kitap ilk başlarda bunu hissettirdi bende. Hayranlık hangi durumlarda kıskançlığa dönüşür? Kıskançlık ne kadar korkunç olabilir ve hayatımızı ne kadar etkileyebilir... Gerçekten insan inanamıyor hayatta Boxtel ve Corneille gibi insanların varlığına. Bir insanın başkasının hayatını bu kadar irdeleyip- başkalarının sahip olduklarıyla kafayı bozması ne kadar korkunç bir ruh deformasyonu. Tek bir insanın kıskançlığının, binlerce insandan oluşan büyük bir topluluğun öfkesinden daha büyük olabileceğini gözler önüne serdi kitap. Hele de şuna tekrar şahit oldum. En kötüler bile kötülükleri için kendi vicdanlarını rahatlatacak bahaneyi uydurup o kötülüğü yapmalarının hakları olduğuna kendilerini inandırırlar. En kötüsü de uydurdukları bahanelere/ yalanlara kendileri bile o kadar inanırlar ki gerçekten kendilerinin haksız olduklarını göremeyecek hale gelirler. Ve kötülüğü besleyen duygular önce insanın ruhunu en sonunda da bedenini öldürür. Kıskançlık da gerçekten başlangıcı olan ama sonunun olmadığı dipsiz bir duygudur. Kitapta da gördüğümüz budur. Küçücük bir kin tohumunun insanı nasıl canavarlaştırdığına şahit oldum. Kitapta benim canımı yakan diğer mesele ise fanatiklikti. Fanatiklik gerçekten tam bir hastalık. İnsanların vicdanlarını susturacak kadar baskın bir hastalık. Ama tüm olumsuzluklara ve kötülüklere rağmen iyi kalabilen insanlar... Kitap gerçekten insanda sıcak duygular bırakıyor. Sanırım okuduğum en saf ve güzel aşk olabilir. Bir gaye, bir tutku etrafında şekillenen güzel bir sevda. Bencil olmayan, yormayan, birbirlerine mutluluk ve yaşama sevinci
Edebiyat
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Kitap aşk kitabından ziyade saplantı kitabı
3/10
·126 syf.··
2023 7. kitabı
Bu kitap nasıl sevildi neden sevildi hala anlamış değilim. Bir erkeğin nişanlı bir kadına bu kadar saplantılı duygular beslemesi ve etik olmayan cidden ahlaki sıkıntılar içeren şeyler düşünüp zaman zaman da hamleler yapması bende tiksinti oluşturdu. Burada tek suç tabiki Werter'de değil. Lotte'de aynı şekilde hatalı. Kadınların beğenilme isteğinin fazlaca abartılmış hali. Senin nişanlın var ve karşındaki adamın sana bir şeyler hissettiğini biliyorsun buna rağmen keşke ikisi yakın arkadaş olsa diye düşünüyorsun. Kitap zamanında çok satılmış ve birçok gencin intiharına sebep olmuş. Günümüzde olduğu gibi önceden de yasak aşka bir ilgi varmış anlaşılan. Kısacası kitap bana göre aşk veyahut sevgi kitabı değil. Saplantılı birinin bu yoğun duygularıyla kendini depresyona sokması ve sonucunda kendini intihara kadar götürmesi. Hayar bu kadar boş değil. Bu kadar anlamsız olmamalı. Birine bu kadar kafayı takacak kadar boş olmamalı insan... Hastalıklı seven ve sizi takıntı haline getirip Tanrılaştıran insanlardan uzak durmanız dileğiyle...
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma
Bilinmeyen Karanlik - KARA DELİKLER
6/10
·75 syf.··
2022 21. kitabı
·
130 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 00:00
(Bu kitap benim yolculuk kitabımdı , ince olduğu için uçak yolculuklarımda yanımda taşıdım ve 4. yolculuğumda bitirdim çok şükür. Ama kesinlikle yolculuk kitabı olmaya uygun bir kitap değil diye düşünüyorum özellikle de benim gibi yolculuğa çıkmadan önce uykusuzluk yaşayan biri icin. Böyle bilimsel bir kitabı hem yolculuğun yorgunluğundan, hem uykusuzluktan anlamak biraz zor olabiliyor :) Geçelim kitabımıza; Samanyolu galaksimizin merkezinde, kütlesi güneşimizin dört milyon katı olan bir kara delik bulunmaktadır. Evet yanlış duymadınız. Tam MERKEZİMİZDE bir Kara Delik var.. Uzaya birazcık ilgisi olan herkesin başlangıç için okuyabileceği bir kitap olmuş. Kara delikleri bu kadar sade ve anlaşılır okumak farklı bakış açıları oluşturdu bende. Yutan bir boşluk yerine belki de başka evrenlere geçişte bir kapı olamaz mı? Tek yöne açılan bir kapı... Bilinmeyen her şeyin bizi ürküttüğü gibi kara deliklerinde ürkütmesi normal ama göründüğü kadar korkunç olmadığı kanaatindeyim Bilim insanları, fiilen bütün galaksilerin merkezlerinde dev kara delikler bulunduğuna inanıyorlarmış. Neden olmasın ? Belki de galaksinin çekirdeği hükmündedir. Kara delikler olmadan galaksiler oluşmuyordur kim bilir. Bakın korkunç olmayan bir tarafı olabilir... Diyor ki kitapta Kara delikler tamamen kara değildir. Daha önce zannedildiği gibi bunlar ebedi hapishaneler değildir. Kara deliklerden bir şeyler kaçabilir, hem bu evrene hem de belli bir olasılıkla başka bir evrene. O zaman eğer bir kara deliğin içindeyseniz umutsuzluğa kapılmayın, dışarı çıkış olanaklıdır! Bu satırları okuyunca aklıma direkt insan kainatın küçültülmüş halidir benzetmesi geldi. O yüzden insanı insan yapan ruhunda da kara delikler olmazsa olmaz. Kara deliklerimiz olmasaydı imtihan olmazdık zaten. Madem öyle o halde bizim
Uzay
Kara DeliklerStephen W. Hawking · Alfa Yayınları · 20203,498 okunma
Çocuk yüreği unutur ama affetmez.
10/10
·184 syf.··
2022 18. kitabı
Kitabı ilk başta sıkıcı bulmuştum. Hatta abartılan bir şeyi okuyorum sanırım şuan diyip birkaç gün okumaya ara vermiştim. Daha sonra başladığım kitabı bitirmeden başka kitaplara geçmeyi sevmediğim için okuyup bitirme düşüncesiyle tekrar elime aldım. İyi ki de almışım. Hıçkıra hıçkıra ağlama isteğine sebep olan bir kitaptı benim için. Karmaşıklığın son hali basitliktir derler. Gerçekten de bu kadar karmaşık duyguları bu kadar basit bir dille ifade etmesi yazarın farkındalıklı olarak bunları deneyimlediğini gösteriyor. Çocukların dünyası her zaman beni duygulandırmıştır. Hele de sevgi ve şefkat arayışında olan çocukların dünyası.. Küçücük ama yüreği büyük Zezé... Ne kadar da güzel bir kalbin var senin öyle. Etrafımızda kaç tane Zezé var acaba? Kitabı okurken yine öfkelenerek daha önce düşündüğüm şeylerin ne kadar da isabetli olduğunu farkettim. Herkes anne baba olmamalı. Keşke psikolojik ve ahlaki olarak anne baba olamayacak insanlara Allah biyolojik olarak da bu imkanı vermese... Bir çocuğa gösterilen küçücük şefkat ve sevginin onun dünyasında nasıl güzel değişimlere yol açtığını gördükçe insanın öğretmen olası geliyor. Öğretmen olup o küçük yavrucakları şefkatle kucaklamak... Zezé'nin dünyasına hayal gücüne baktığımızda animizm düşüncesini görüyoruz. Lisede animizm akımını araştırdığımda çok hoşuma gitmişti. Her maddenin her şeyin canlı olduğuna ve ruhu olduğuna inanmaktan gelen bir düşünce felsefesi. Küçüklüğümde ben de öyleydim. Yerde oynadığım taşlardan tutun da çamurdan yaptığım tencelereler, figurler bile canlıydı benim için. Hatta dalından koparılmış meyveler bile. Sevdiğim meyveler sevmediğim insanların midesine inmesin diye önlerindeki tabaklardan onları hızlıca kaçırırdım. Bir oyuncak atım vardı. Üstüne biner onunla sanki şehir şehir gezer gibi hayaller
Edebiyat
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma