Bir cumartesi günü oturdum ve dört saatte soluksuz okudum. Olabildiğince durağan bir hikâyenin bu kadar sürükleyici olması hayret verici… En sonunda da gözümden düşen birkaç damla yaşla kitabı ne kadar çok beğendiğim tasdiklenmiş oldu. Şermin Yaşar günümüz hikâyeciliğine müthiş bir lezzet katıyor. Doğal ama asla sıradan olmayan üslûbu okuru duygudan duyguya sürüklüyor.
Birbirinden çok farklı ama bir o kadar sıkıntılı iki insanın kaderin cilvesiyle birbirinin kilitlerine anahtar olma hali çok gerçekçi bir şekilde işlenmiş. “Herkesin derdi kendine büyüktür.” düstûrumun karşıma “Herkesin derdi kendi dersidir” şeklinde çıkması bu konudaki bakış açımı değiştirmeme sebep oldu. Müteşekkirim.