Papatya

Papatya
@Solo_Turk
Musta Kemal Atatürk.
Geleceğin Pilotu
Lisans (Devam ediyor)
Kafamın içi
Muğla, 10 Mart
5 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
10/10
·436 syf.··
Beğendi
·
2018 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 14:08
bu kitap taş kokuyor, toprak kokuyor. daha ilk sayfalardan itibaren insanı çepeçevre doğallıkla, samimiyetle, saflıkla sarıp sarmalıyor. hatta bana kalırsa ilk üç sayfası ciltler dolusu tasvirlere bedel. sapsade, yalın mı yalın bir manzara... alelade, insanın gözlerinin önüne seriliyor sanki. kahramanlar da kanlı canlı. okurken sanki yoldaş olunuyor her bir karakterle. ama bence yazarda bir "kaygı" var. istiyor ki okuyucu söz konusu kişiliği ya da mevzunun cereyan ettiği mekanı iyice kavrasın. bilsin neyin nesi olduğunu. dolayısıyla çoğunlukla her bölümün başında bir tanıtma, tanımlama; izah ve tarif var. yaşar kemal daha fazla yardım ediyor okuyucuya. ne ki muazzam bir naturellik eşliğinde. gerçek şu ki bu doğallığın, kurgudaki bu detaylı ince işçiliğin nobelle taçlanmamış olması şaşırtıcı. Değerini bilemediğimiz yazar Yaşar Kemal’in Çukurova’nın toprağından fışkıran destanını bugüne kadar neden okumadım diyerek pişman oldum. Bu arada sırf merakımdan Yaşar Kemal’le ilgili bulabildiğim her şeyi okudukça yazara hayranlığım daha da arttı diyebilirim. Roman gibi bir bölgede, roman gibi bir çocukluk yaşayan yazarın yaşamına kazınmış olan izleri İnce Memed destanına taşıması asla gözümden kaçmadı. Çocukluğunda misafirliğe giden Yaşar Kemal’in hayatında ilk defa kokulu sabun bitirene kadar hamamda yıkanması ile birlikte yaşadığı olumsuzluğu daha sonra kokulu sabuna karşı zaafa dönüştüğünden olsa ki romanında hamam keyfi ve mis gibi kokan sabunları çok güzel anlatmış. Bir de İnce Memed’i yazarken beş parasız ve sobalı bir evde üstüne iki üç ceket ile eldiven giyerek yazdığı için soğuğu, fırtınayı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Otuziki yıllık bir emeğin ürünü olan İnce Memed destanı yazarın kendi ifadesiyle mecbur adamın romanıdır. Çukurova bölgesinin çiçeklerini,
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Reklam
10/10
·436 syf.··
Beğendi
·
2015 137. kitabı
448 sayfa nasıl bu kadar çabuk bitti? 2013`den beri erteleye erteleye 2015`e getirip çıkardım. Bana sorarsanız bir yıl daha ertelerdim de Muzaffer bey sağolsun. Öncelikle, Muzaffer bey`e beni böyle değerli eser ve değerli yazar, Yaşar Kemal ile tanıştırdığı için teşekkür ediyorum :) İnsan hiç tadını bilmediği yemeğin kokusunu burnunda hisseder mi? Tarhana çorbası nasıl bir şey? Burnumda kokusu var. Böyle sıcacık, ocakta yeni kaynayan ekşimsi gibi bir tad. Bu arada tarhana ne onu da bilmiyorum :)) Ekmek`le soğan... İtiraf ediyorum bir ara canım o kadar çekti ki, hiç soğanı tanımasam elma gibi tadı var deyeceğim öyle tatlı. Yaşar Kemal- bazı yazarlar var okurken hangi safda olduğunu ayırt edemezsiniz. Yaşar Kemal öyle değil. İyilik var damarında sanki. Abdi ağaların yanına İnce Memedleri vermişse... Tasvirler en çok dikkatimi çeken nokta oldu. Sanki köyü karış karış dolaşıyormuşsun gibi. Kitab`ı ilk bu cümle ile tanımışdım : “Nerede halkına zulmeden, halkını cehalete sürükleyen, öldüren, bir Abdi ağa varsa, orada İnce Memed'ler de olacaktır elbet.” Bence bu kelimeler bile okuyacağınız kitab`ın ne kadar nadide olduğunu hatırlatacaktır size. İyilik ve kötülüğün su katılmamış hali var " İnce Memed "de. Kötüler gerçekten kötü, ( Abdi ağa`nın içinde iyiliğin zerresini göremedim ) iyiler kendi mallarından, canlarından ( köylüler ) olacak kadar iyi. Sonu biraz hüzünlü. Hem yarımkalmışlık hissi veriyor hem her şeyin bitip sona ulaştığını. Bu da belki yanılıyorumdur yazarın o dönemde kitab`ı yazarken 2, 3, 4. kitapları çıkarıp çıkarmayacağına henüz karar vermediği hissini yaratıyor bende. Yine de, Yaşar Kemal iyiliği övdüğün, zulmü, kötülüğü, dönemin " başa geçenlerini " o sonsuz tasvir gücünle harmanladığın için seni ilk kitabınla ( ilk kitabıyla yazarları nadir halde
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Kadın yarası
Bu dağların eteklerinde irili ufaklı gördüklerini taş zannetme... Taş gibi gördüklerin içindeki derin kederle dağlarla dertleşen yaralı adamlardır... Kadın yarası alan adamların yürekleri taşlaşmıştır. ihtiyar
1000Kitap
“-Siz var ya, gerçekten insanın içinde yeşeren çiçekleri, güzel olan ne var ise kazıya kazıya söker, sonra da 'burası çirkinleşti hadi gidelim ' dersiniz, yaparsınız bunu .."
Kasaba
Bir kasaba, kıvrımlı bir ırmakla ikiye ayrılan, ırmağın iki yakasına yerleşmiş insanlardan oluşan kendi halinde görünen bir yer. İçeriden bakan biri hep böyle söyler. Kendi halinde bir kasaba. Eskilerden kalan, babalardan çocuklarına geçen, büyük bağlara sahip şarap çiftlikleriyle ünlü bir kasaba, babalardan çocuklara geçen büyük buğday tarlalarına sahip, zaman içinde değişik sebze ekimlerine yönelen, kardeşler arasında anlaşmazlık çıkınca parçalara bölünmüş topraklardan oluşan bir kasaba. Zamanında devrimciler barındırdığı için devlet tarafından hizaya çekilen kasaba. Hüzünlerin biriktirildiği, her şeye rağmen gününü yaşamayı becerenlerin bir arada olduğu bir kasaba. Çocukluğumun, ergenliğimin, gençliğimin geçtiği, ihtiraslarıma, acılarıma, yaşama tutunmaya çalıştığım günlere ev sahipliği yapan kasaba. Dayımla birlikte tutunduğumu düşündüğüm bir yer. Beni ben yapan, kaderimin yazıldığı yer. ihtiyar
1000Kitap