“Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir. Yaşamın anlamı varsa, israf ve ölümün de bir anlamı vardır ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bu anlamı kendi bulmalıdır ve bu cevabın gerektirdiği sorumlulukları kabul etmelidir. Bunu başaran insan, tüm aşağılayıcı durumlara rağmen büyümeye devam edecektir. Nietzche’nin dediği gibi “yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir”
Acı ve ıstırabın da insan yaşamında olağan bir şey olduğu, hatta olmazsa olmaz bir şey olduğunu üzerine bir anlatı var. Bu ıstırabı kabul etmenin, kucaklamanın hayata derin bir anlam katacağı belirtiliyor.
Nazi kampında kaldığı dönemde özellikle tutsaklar üzerinde çok derin psikanaliz yapmış. Bu analizine göre kampın zorluğunu bir sınama hali görüp ızdırabı kabullenmek yerine hayatı ciddiye almayan ve hayatın bir anlamı olmadığını düşünen insanlar geçmişte yaşamayı tercih ediyor ve hayatı anlamsız hale getiriyor.
Yazarın mesajı şu, hayat bir mücadeledir, ızdırabın kucaklayın, hayata anlam katan herhangi bir hedefiniz olsun ot gibi yaşamayın. Nihilist görüşle taban tabana zıt bir kitap. İnsanlar hayatta kendisine ileri bakmasını sağlayacak hedefler edinmelidir.
“İnsanın gerçekte ihtiyacı olan, gerilimin olmadığı bir durum değil kayda değer bir hedef, özgürce seçilmiş bir görev uğruna uğraş ve mücadeledir.”