Someone like everyone

Someone like everyone
@Someonelikeeveryone
48 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Mükemmel
10/10
·168 syf.··
2026 6. kitabı
“Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir. Yaşamın anlamı varsa, israf ve ölümün de bir anlamı vardır ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bu anlamı kendi bulmalıdır ve bu cevabın gerektirdiği sorumlulukları kabul etmelidir. Bunu başaran insan, tüm aşağılayıcı durumlara rağmen büyümeye devam edecektir. Nietzche’nin dediği gibi “yaşamak için bir nedeni olan insan her türlü nasıla katlanabilir” Acı ve ıstırabın da insan yaşamında olağan bir şey olduğu, hatta olmazsa olmaz bir şey olduğunu üzerine bir anlatı var. Bu ıstırabı kabul etmenin, kucaklamanın hayata derin bir anlam katacağı belirtiliyor. Nazi kampında kaldığı dönemde özellikle tutsaklar üzerinde çok derin psikanaliz yapmış. Bu analizine göre kampın zorluğunu bir sınama hali görüp ızdırabı kabullenmek yerine hayatı ciddiye almayan ve hayatın bir anlamı olmadığını düşünen insanlar geçmişte yaşamayı tercih ediyor ve hayatı anlamsız hale getiriyor. Yazarın mesajı şu, hayat bir mücadeledir, ızdırabın kucaklayın, hayata anlam katan herhangi bir hedefiniz olsun ot gibi yaşamayın. Nihilist görüşle taban tabana zıt bir kitap. İnsanlar hayatta kendisine ileri bakmasını sağlayacak hedefler edinmelidir. “İnsanın gerçekte ihtiyacı olan, gerilimin olmadığı bir durum değil kayda değer bir hedef, özgürce seçilmiş bir görev uğruna uğraş ve mücadeledir.”
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,1bin okunma
6/10
·289 syf.··
2026 5. kitabı
Birçok şey anlatıyor ama sonuca varmıyor, ortaya çözüm önerisi koymuyor. Bazen anlatıyor ancak sorunun ne olduğunu da anlamıyorsunuz. İyi tarafı ise kadın erkek ilişkilerinde geçmişten günümüze değişiklikleri bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Bazı durumların eskiden nasıl olduğunu, günümüzde bu durumların nasıl değiştiğine vesaire değiniyor.
Adamlar ve OğullarRichard V. Reeves · Ketebe Yayınları · 202522 okunma
8/10
·207 syf.··
2026 3. kitabı
Lisede eşit öğrencisiydim. Fizik, biyoloji ve kimya ile aram hiç iyi olmadı. Ancak fizikte çok daha kötüydüm. Herhalde o dönemde bu kitapla tanışsaydım daha iyi bir fizik öğrencisi olabilirdim. Yalın ve anlaşılabilir bir dil ile anlatıyor. Fizik biliminin tabiatı gereği zor konuları barındırsa da olabildiğince anlaşılabilecek hale indirgiyor. Tarihçesini anlatıyor, kavramlar arası bağlantıları kuruyor, neden sonuç ilişkisini anlatıyor ve hikayeleştiriyor. Dolayısıyla çok verimli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın ilerleyen sayfalarında bazı deneyleri ve örnekler anlatırken yer yer çizim yetersizliği mevcut diyebilirim.
Fizik Yasaları ÜzerineRichard P. Feynman · Alfa Yayıncılık · 2012539 okunma
İnsanoğlunun manipülatif gücü
7/10
·510 syf.··
2026 2. kitabı
Türk düşmanı Hasan Sabbah’ın sahte peygamberliğini ve sahte cenneti olan Alamut Kalesi’ni anlatıyor. Kitabı okudukça anlaşılıyor ki Hasan Sabbah aslında dindar biri değil, güç mücadelesi için dini kullanan birisi. Cennetin kapılarını açan şeyin haşhaş olduğunu iddia ediyor. Fedailerinin bilinçlerini haşhaş ile manipüle ediyor. Haşhaşiler kelimesinin kaynağı da zaten burasıdır. Alamut Kalesi’nde yapay bir cennet oluşturuyor. Bu cennette huriler, şaraplar ve sayısız zevk mevcut. O cennete istediği kişiyi istediği zaman sokabileceği konusunda fedailerini ikna ediyor. Böylelikle seçilmiş kişi, peygamber olduğuna daha fazla inandırıp fedailerinin kendisi için gözünü bile kırpmadan ölüme gitmesini istiyor. Kitabı genel olarak beğendim. İnsanoğlunun manipülatif gücünü ortaya koyuyor.
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma
Çok iyi bir kitap ancak okuması çok zor
10/10
·567 syf.··
2026 1. kitabı
Bugüne kadar okurken en zorlandığım kitap diyebilirim. Ama okuduğun en iyi kitaplardan biri de diyebilirim. Okuyucunun okurken zorlanmasının sebebi kitap çok soyut konular üzerine konuşuyor. Yoğun bir mesleki terminoloji barındırıyor. Yazar her ne kadar soyut konuları örneklendirerek ve okuyucu üzerinde deneyler yaparak gidermeye çalışsa da bunu yapmadığı bölümleri okumakta zorlandım. Yazar beynimizin çalışma prensibini ve karar verme sürecimizi 2 sisteme ayırıyor. 1. Sistem hızlı düşünen sezgisel sistem 2. Sistem ise yavaş düşünen analitik ve mantıksal sistem İçerisinde hem kendi bilimsel çalışmalarından, deney ve gözlemlerinden bahsediyor, hem de başka bilim insanlarının çalışmalarına yer veriyor. Ayrıca bu çalışmaları okur üzerinde uyguluyor. Dolayısıyla Okur edilgen değil etken tarafta. Her bu uygulamadan sonra da cidden yazarın dediği sonuç çıkıyor. Kitabın bir kısmında kabaca parayla mutluluk yaşanıp yaşanmayacağı klişesine de değiniyor. Tespiti çok güzel, temelde parasızlık yani fakirliğin kesin mutsuzluk getireceğini belirtiyor ancak çok para da doğru orantılı olarak çok mutluluk anlamına gelmiyor. Zira para ile mutluluk arasındaki ilişkiyi bir parabole benzetirsek bunun bir doyum noktası, tepe noktası var. Yani çok fazla para artık yaşadığın mutluluğu ya aynı seviyede bırakıyor ya da bir miktar düşürüyor, mutluluğunu yükseltmiyor. Bunun sebeplerinden başlıcası çok fazla paran olunca küçük zevklerin de köreliyor. Çok yerinde bir tespit olduğunu düşünüyorum.
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,804 okunma