Bize hiç yabancı olmayan bir hikaye. Toplumsal ahlak ve sex içgüdüleri arasında kalmış bir kadının yaşadığı tek gecelik ilişki sonrası pişmanlığı üzerine bir kitap. Adeta Müge Anlı'nın konuklarından birinin hayatı. Müge ablam bu hikayeyi duysa kadına fırçayı basardı ya neyse.
Kitap özetle, mutsuz ve eşini kaybetmiş ama paralı orta yaşın üzerinde bir kadının hikayesinden bahsetmekte. Kıbrıs kumarhanelerinde çokça rastlanabilecek tiplerdir bunlar. Azgın ablamız kumarhanede gözüne kestirdiği 20 yaşlarda pulsuz perişan bir çocuğu otele atar, ama her kendine güvensiz insanda olduğu gibi sabah yanında yarı çıplak birini görünce pişman olur. Vicdanını rahatlatmak için aslında bu yaptığının ahlaksızlık değil bir insanı kurtarmak olduğuna kendinin inandırır. Bizim sefil genci alıp cami'ye götürür. Sanki kendisi kumarhaneye gitmiyormuş gibi bizim sefili bir daha kumar oynamayacağına dair yemin ettirir. Cebine de biraz para koyup ayrılırken dün gece için teşekkürler diye fısıldar adama. Neyse aynı akşam bizim teyze yeni çıtırlar için kumarhaneye gittiğinde bizim sefili gene kumar masası başında bulunca olay çıkartır. Bütün bu olanları da yıllar sonra aynı otelde kaldığı ve yine gözüne kestirdiği bir genci odasına çağırıp anlatır. Ama bu adam elini öpüp başına koyunca abla üzülür. Kitap tam olarak bundan ibarettir boşuna okuyup zaman kaybetmeyin.