Yumurtalı Menemen

Yumurtalı Menemen
@SonerB
"Yaşamın büyük bir değeri yoktur, fakat ondan başka bir şeyimiz de yoktur" Sigmund Freud
Üniversite
Girne
29 Mart
42 okur puanı
Haziran 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat
4/10
·71 syf.··
2022 3. kitabı
Bize hiç yabancı olmayan bir hikaye. Toplumsal ahlak ve sex içgüdüleri arasında kalmış bir kadının yaşadığı tek gecelik ilişki sonrası pişmanlığı üzerine bir kitap. Adeta Müge Anlı'nın konuklarından birinin hayatı. Müge ablam bu hikayeyi duysa kadına fırçayı basardı ya neyse. Kitap özetle, mutsuz ve eşini kaybetmiş ama paralı orta yaşın üzerinde bir kadının hikayesinden bahsetmekte. Kıbrıs kumarhanelerinde çokça rastlanabilecek tiplerdir bunlar. Azgın ablamız kumarhanede gözüne kestirdiği 20 yaşlarda pulsuz perişan bir çocuğu otele atar, ama her kendine güvensiz insanda olduğu gibi sabah yanında yarı çıplak birini görünce pişman olur. Vicdanını rahatlatmak için aslında bu yaptığının ahlaksızlık değil bir insanı kurtarmak olduğuna kendinin inandırır. Bizim sefil genci alıp cami'ye götürür. Sanki kendisi kumarhaneye gitmiyormuş gibi bizim sefili bir daha kumar oynamayacağına dair yemin ettirir. Cebine de biraz para koyup ayrılırken dün gece için teşekkürler diye fısıldar adama. Neyse aynı akşam bizim teyze yeni çıtırlar için kumarhaneye gittiğinde bizim sefili gene kumar masası başında bulunca olay çıkartır. Bütün bu olanları da yıllar sonra aynı otelde kaldığı ve yine gözüne kestirdiği bir genci odasına çağırıp anlatır. Ama bu adam elini öpüp başına koyunca abla üzülür. Kitap tam olarak bundan ibarettir boşuna okuyup zaman kaybetmeyin.
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Yumurtalı Menemen

, bir kitap okudu
4/10
·71 syf.··
2022 3. kitabı
Stefan Zweig
7.4/10 · 151bin okunma
Sarışın, inatçı olduğu ilk bakışta anlaşılan insanlardandı. Öyleleri siz daha ağzınızı açıp bir şey söylememişsinizdir ki, sizinle tartışmaya hazırlanmışlardır bile. Dahası, düşüncelerine ters düşen bir şeyi kesinlikle kabul etmezler, aptal olduğuna inandıkları bir insana akıllı demezler; ayrıca, kim ne derse desin, bildiklerini okurlar; ama sonunda her zaman öyle olur ki, yumuşarlar, biraz önce itiraz ettikleri düşünceyi kabul ederler, aptal birinin akıllı olduğunu savunmaya başlarlar, kim ne derse, “evet,” derler. Yani parlak başlarlar, berbat bitirirler...
Sayfa 186 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İnatçı Ol
Tutalım ki bir kalem odası vardır, ama burada değil, başka bir ülkede... Gene tutalım ki, bu kalem odasının bir şefi vardır. Rica ederim, o şefin astları arasında oturuşuna bir bakın... Yüzünde öylesine mağrur, asil (daha neler neler anlatan) bir ifade vardır ki, ağzınızı açıp kendisine bir şey söylemeye çekinirsiniz! Fırçayı alın elinize, resmini yapın... Bir Prometheus, tam bir Prometheus! Kartal gibi bakışları vardır, hareketleri ölçülü ve ağırdır. Aynı kartalı bir de kalem odasından çıkıp koltuğunun altında evraklarla müdürünün odasına giderken görün... Süklüm püklümdür, keklik gibi sekerek koşturmaktadır. Ama kendisinden küçük rütbelilerin bulunduğu bir toplulukta veya akşam eğlencesinde bizim Prometheus gene Prometheus’tur. Ama çevresindekilerin rütbeleri kendisinden birazcık yüksekse Premetheus’ta Ovid’in bile aklına gelmeyecek değişiklikler olur: Böcek kadar, böcekten bile küçük, bir kum tanesi oluverir! Ona bakarken şöyle geçirirsin içinden: “Hayır, İvan Petroviç değil bu... İvan Petroviç’in boyu daha uzundur, oysa bu daha kısa boylu ve zayıf. İvan Petroviç yüksek sesle konuşur, sesi kalındır ve asla gülümsemez, oysa bu neyin nesiyse... kuş gibi cıvıldıyor ve durmadan gülümsüyor.” Yakınına gidip bakarsın, evet, İvan Petroviç’ten başkası değildir! “He-he,” diye geçirirsin içinden..
Sayfa 168 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Dalkavukluk