Kalbin niyetiyle dilin niyeti arasındaki köprü kısmet idi elbette. İnsan bir şeye niyet edebilir, başka bir şeyi de dile getirebilir, kısmet bu ikisini birleştirebilirdi.
Ey zerrelerden kürrelere,
Yerlerden göklere
Bütün alemlerin Rabbi...!
Ey cemadi, nebati, hayvani,
İnsani, ruhani ve nurani
Her şeyin ve herkesin yegane sahibi...!
Ey iman ve şuur ehli kalplerin
En yüce habibi...!
Ey dertli bedenlerin, kederli gönüllerin,
ve yaralı yüreklerin tabibi...!
Ben biçare kulun ki;
Garipler garibi,
Hüzünlerin esiri,
Zulümlerin muzdaribi,
Öksüz, yetim ve
Sahipsiz bir tımarhane delisi...!
Ama kutsi muhabbet ve
Hasretinin divanesi...!
“Saadet zamanı; avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben. Endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben. Bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben. Sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden.”