Songül

Songül
@SongulSaglam
Hemşire
Lisans
Samsun
129 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Aşk hayattan da ölümden de büyüktür.”
9/10
·312 syf.··
2026 8. kitabı
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu kitabın üstüne üç gün elime kitap almak istemedim. Etkisi hala üzerimde ve çıksın da istemiyorum. Kitapta kısaca iki farklı dönem, o dönemlerin iki farklı hayatı ve tabiki bu hayatların başrolleri Derviş Ali ve Halide’nin hikayelerini konu ediniyor Sonunda ise müthiş kesişimleri…Özellikle Halide’nin hikayesi yüreğime işledi. İçimi titretti. Ah Halidem neler yaşadın böyle. Sarıp sarmalamak istedim ki, o kadar dokundu bana hikayesi. Tarık Tufan’ın okuduğum kim bilir kaçıncı kitabıdır ama bence bu kitap aralarında en iyisi. Okurken tasvirleri, cümleleriyle edebiyatı iliklerime kadar hissettim. Okurken sayfalar aktı gitti. İçinde bulunan “gece açan çiçek” metaforunu da çok iyi işlemiş. Adeta romanın ruhunu özetliyor. Karanlıkta filizlenen, görünmeyen ama varlığını inatla sürdüren o duygular. Okurken insan hem inciniyor hem de teselli buluyor tuhaf bir şekilde. Velhasılkelam bu kitap insanın kendi karanlığına, içindeki o gizli kalmış kilitli odasına girme cesareti veren bir roman. En çok sustuğu yer neresiyse oradan konuşturan bir roman. Okuyun, okutturun..:) Pişman olmayacaksınız :)
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258bin okunma
9/10
·310 syf.··
2025 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 21:16
Ah ah! Bu kitabı okurken yanınıza peçetenizi, varsa tansiyon ilacınızı almanızı öneririm. Çünkü duymaya dahi tahammül edemediğimiz olaylara masum insanların yıllarca maruz kalması yürek parçalıyor. Kitap Bosna savaşının gerçek yüzünü ele alıyor. Daha önce de bu konuda kitaplar okudum. Her biri beni çok etkilemişti. Fakat bu kitap beni tabiri caizse aldı duvardan duvara vurdu diyebilirim:( Okurken kanım dondu. Ara vererek okumak zorunda kaldım. Hatta okurken çokça “Bu kadar olmaz herhalde” dedim ama yaşanmış olması koca bir gerçek olarak yüzüne çarpıyor insanın. Hepsi yaşandı ve hepsi de oldu. İşlenen rezil savaş suçları, kadınlara yapılan sistematik tecavüzler, Bir-leşmiş Milletlerin gözünü kapadığı tüm gerçek insanlık dışı olaylar… Hepsi yaşandı. Hatta hala devam ediyor. Dünya ülkeleri hâlâ ders alabilmiş değil. Şunu söyleyebilirim ki bazı kitaplar güzeldir okuruz. Akıcıdır bir çırpıda bitiririz. Fakat bu tür kitaplar kesinlikle gerekli olduğu için okunmalıdır.
İncir Kuşları Sinan Akyüz · Alfa Yayınları · 201733,3bin okunma
Zaman bir hazine
8/10
·304 syf.··
2025 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2025 12:28
Beni düşündüren, kafa yormamı sağlayan kitapları hep sevmişimdir. Bu kitap da tam anlamıyla öyle bir kitap. Başta bir çocuk kitabı gibi gözükse de aslında biz yetişkinlere çok güzel mesajlar veriyor. Konusu hakkında kısaca zamanın doğru kullanılması gerektiğini anlatıyor diyebilirim. Bu kitabın bana hissettirdikleri çok oldu. Kendimi sorgulattı aslında. Hiç düşündük mü? Günümüzde çoğu şeyi makineler, akıllı telefonlar, robotlar yapıyor. Peki zamanımızı böyle arttırmaya yarayan makineler varken kendimize, sevdiklerimize ayırdığımız zaman daha da azalmıyor mu ? Neden bunca kolaylığa ve hızlanmış zamana rağmen zaman bize yetmiyor ve yeterince zevk alamıyoruz hayattan? Modern dünya bize daha çok hızlanmamızı, asla yavaşlamamızı öğretiyor ve diretiyor. “Zamanını boşa harcama, o bir hazine diyor.” Evet, zaman değerli bir hazine. Fakat bir nebze olsun yavaşlamak, kendine ve sevdiklerine vakit ayırmak, kitap okumak, uzun yürüyüşler yapmak.. Bunlar bizim zamanımızı azaltmaz aksine bereketlendirir. Kitapta zamanda tasarruf yaptırmak isteyen “duman adamlar” figürü var. Biz de momo gibi bu duman adamların karşısına geçip anlamalıyız ki zamanda tasarruf yapılmaz. Onu güzel geçirebilmek için çaba sarfedilir sadece. Bu kitap ne kadar masalımsı gibi dursa da aslında verdiği mesajlarla tam anlamıyla modern zaman eleştirisi. Okumak isteyen herkese keyifli okumalar dilerim :)
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782bin okunma
Bir Başyapıt!
10/10
·429 syf.··
2024 3. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2024 19:56
Herkese merhaba:)) Bu kitabı nasıl anlatsam, neresinden tutup da övsem diye çok düşündüm. Sonra buna gerek olmadığının farkına vardım. Çünkü yazar Türkiye’nin en önemli ve değerli bilim insanlarından. Aynı zamanda da ülkesine ve diline oldukça düşkün. Ve kitabı da çok kıymetli fikirleriyle dolu. Kitabı yavaş yavaş özümseyerek okumaya çalıştım. Sanki karşımda Oktay Sinanoğlu var ve benimle konuşuyor hissiyatına girdim. Kitapta en çok ilgimi çeken konu bir insanın akılla beraber gönlünü de geliştirmesi gerektiği. Ve bununla beraber ülkemizde bazı okullarda eğitimin İngilizce yapılmasının yanlışlığı. Kitapta bazı konular oldukça vurgulanmış. Çoğu kez çok yerlerde tekrar edilmiş. Fakat bu beni yormadı çünkü yazarın ele aldığı konular çok büyük meseleler. Kitabı okuduğum sürede aynı zamanda Oktay Sinanoğlu kimdir, neler yapmıştır? gibi araştırmalar da yaptım. Bu değerli insanı çok geç keşfettiğime üzüldüm açıkçası. Ama geç olsun güç olmasın:) Kısaca bu kitap doğru bildiğimiz yanlışları gözler önüne sererek dönüp kendimizi ve milletçe yaptıklarımızı sorgulamamız adına kıymetli bir eser. Ara ara unutmamak adına dönüp tekrar tekrar okunmalı diye düşünüyorum. Son olarak şunu da dile getirmek gerek “Türkçe giderse Türkiye gider!”
1000Kitap
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Otopsi Yayınları · 20005,7bin okunma
8/10
·318 syf.··
2023 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 19:25
Merhabalar Amin Maalouf’ un okuduğum ilk eseri ama son olmayacağı kesin:) Tarihe ilgim ve merakım oldukça fazla ve kitapta beni bu yönlerimden dolayı kendi içine çekti. Kitabı genel anlamıyla beğendim. Yazarın tarihi olayları kurgulayarak bu kadar güzel anlatması çok hoşuma gitti. Kitap aslında 4 bölünden oluşuyor. İlk iki bölümde Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ ı görüyor ve onların yaşantılarına şahit oluyoruz. Diğer iki bölümde ise asıl baş karakterimiz Amerikalı Benjamin Omar Lesage ve onun Ömer Hayyam’ın yazmış olduğu Rubaiyatının aslının peşine düşmesi, başına gelen olaylar aktarılıyor. Ve tabi ki Rubaiyatın aslının hazin sonu. Kitap ilk bölümlerde oldukça akıcı ilerledi ve elimden düşüremedim fakat son bölümler benim için biraz sürükleyiciliğini kaybetti diyebilirim. Ayrıca Selçuklu Beylerine karşı biraz sert ve onları küçük düşüren bir tutumla karşılaştım. Bu beni biraz rahatsız etti hatta bazı noktalarda yazara karşı sinirlendirdi fakat tarihin çok yönlü olduğunu biliyorum ve düşüncesine de saygı duyuyorum. Kitapta beğenmediğim ve sevmediğim tek yön bu olabilir. Onun dışında beni daha çok araştırmaya ve okumaya sevk eden bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye edilecek ve okunması gereken bir eser diye düşünüyorum. Keyifli okumalar:)))
Tarih
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma