Geçmiş ile şimdiyi ayıran mesafe kendini belki de, yüzlerin üzerinden kayıp elbisenin kıvrımlarını belirginleştirecek,hangi saatte çekilmiş olursa olsun, siyah beyaz fotoğrafın alacakaranlık aydınlığında yerdeki gölgelerin arasına yayılan ışıkta gösterir.
Dün bizi büyük bir güçle etkileyen şeyin bugün hayal meyal hissedilebileceğini, hatta belki yarın göz ardı edileceğini bilmek bize acı verir. Bu tatsız gerçeği nihayet kabullendiğimizdeyse , iyilik ne zaman karşımıza çıksa onu tiksintiyle reddeder, hükmedemeyeceğimiz bir mutluluğu paylaşmaktan uzak durur ve sık sık geçici bir karamsarlığa kapılırız. Sonunda tecrübe ya da tesadüf bizi bu hatamızdan geri döndürür ve üzerimizde keyifli ama kalıcı bir etki yaratabilecek bir amaç sunar bize. İşte o etkiye mutluluk deriz.
İnsan, karşısındakinin tüm yaşamını durmamacasına yenilenen bir zenginlikle doldurmasını bilmiyorsa, sevilen varlığı kendimize bağlamamız için büyük bir aşk yetmez.