M. İlhan

M. İlhan
@Sophronius
"Ben bir özgürlük tutkunuyum ve bana özgürce gelmeyen bir şeyle ilgilenmem bile."
Bir kız ilk bakışta insanın üzerinde ideali uyandıracak kadar derin bir izlenim yaratmamışsa, o zaman gerçekte de çoğunlukla pek öyle makbul değildir; lakin yaratmışsa, o zaman insan ne kadar tecrübeli olursa olsun çoğunlukla kendini bozguna uğramış gibi hisseder, afallar. Elinden, gözünden ve zaferinden şüphede olana o ilk durumda, tam da o afallama halinden dolayı olağanüstü güçlere sahip olduğundan saldırıyı göze almasını tavsiye ederim hep; zira bu bozgun şaşkınlığı sempatinin ve egoizmin tuhaf bir karışımıdır.
Sayfa 40 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben dolunaylı bir gecede o güzel göllerimizden birinde teknenin içinde uzanıp gökyüzünü seyretmeyi hep sevmişimdir. Yelkenleri indiririm, kürekleri kaldırırım, sere serpe uzanırım ve gök kubbeyi temaşa ederim. Dalgalar tekneyi beşik gibi sallarken, bulutlar kuvvetli rüzgârın önünde sürüklenirken ay bir an kaybolur ve sonra tekrar belirir ve ben bu huzursuzlukta huzur bulurum; dalgaların hareketi beni teskin eder, tekneye vuruşlarının gürültüsü tekdüze bir ninni gibidir, bulutların hızla kaçışları, ışıkla gölgenin yer degiştirmesi beni sarhoş eder ve gözlerim açık, rüyalar ülkesinde bulurum kendimi. Şimdi de boylu boyunca uzanıyorum, yelkenleri topluyorum, kürekleri kaldırıyorum; özlem ve sabırsız bir beklenti beni kollarına alıyor ve sonra o özlem ve beklenti giderek diniyor, kutsanıyor, küçük bir çocukmuşum gibi beni bağırlarına basıyorlar; umutların cenneti başımın üzerinde bir kubbe gibi yükseliyor ve o kızın belli belirsiz görüntüsü tıpkı ay gibi süzülüp gidiyor yanımdan; o bir parlayan bir sönen aydınlığından gözlerim kamaşıyor. Fırtınalı bir gölde böyle çalkanmak ne kadar keyifli, kendinde böyle kıpırtılar duymak ne hoş.
Sayfa 29 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bir yavrunun “Tanrıcığı”na döktüğü göz yaşları dünyanın bütün bilgisine bedeldir. Büyüklerin acılarını hesaba katmıyorum; onlar elma yemiş; cehenneme kadar yolları var, fakat bunlar, bunlar!..
Sayfa 322 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bizim çocuklar; sizinkiler değil, bizim, hor görülen, ama gene de soylu dilencilerin evlatları henüz dokuz yaşlarına bastıkları zaman bu dünyanın gerçeğine ererler. Zenginler bunu mezara kadar başaramaz.
Sayfa 288 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Neyi severim biliyor musun? İnce nükteye bayılırım ben.
Sayfa 189 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı