Anlama sahip olmak insan için zorunludur. Sadece varlıkta kalma, ayakta kalmak önemli değil. Çünkü anlam olmadan bilinç tembelleşir. İnsanın bilince sahip olmasının anlamı kalmaz. İnsan tarihini bu bilince de borçludur. Dolayısıyla anlamsızlığa, amaçsızlığa inandırılmış bir insanlık, yok olmaya mahkum olur. Anlamın varlığı nasıl ki donmuş bir hakikate tekabül etmiyorsa, onun arayışı da bilinci ve bedeni ayakta tutar. Tarihin motoru filozofların ayak izini de takip eder, maddi koşulların yaşayışını da takip eder.
Sadece ekmek değil, çiçek de istiyoruz:)