Sorel

Orhan İlhan

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2026 26. kitabı
Emile Zola
7.5/10 · 601 okunma
Sen normalde bir kitabı bu kadar sevmezsin. Niye beğendin?
Reklam
Sanat, kişinin kendi benine duyduğu şiddetli aşktır; bu "ben"in de inzivada ve yalnızlıkta aranması gerekir...
Sanat, insan denen varlığın ilk duygularını ve imgelerini keşfettikten sonra bunu ifade etme olanağından müteşekkildir bana kalırsa. Birçok tanım yapılabilir sanat için. Geçmişte de bugün de ifade olanaklarının çeşitliliği mevcutsa bile halen bu güdü insanı sanata yönlendiren bir tavır oldu. Belki de bu nedenle her bir sanatçı, sanata kendi imzasını atmaya çalışıyor. Bilakis her ifade olanağı, kişinin kendini de ortaya koymasıdır. Bazıları tutkuyla bağlı, bazıları gördüklerini resmetmek istedi.
Önceki 1 yanıtı göster
Agalloch
Agalloch
“Her halükarda yitirilem zamanı yitirilmeden önce yakalaması” zamanın ruhu… Hegel, Hukuk Felsefesi adlı eserinde, Rodos’u geçebilsin biri ve görelim, demişti. Zamanımızı aşamıyoruz. Ondan anlam dolu bir ruh yaratıyoruz her çağın kendine özgğ niteliği de bu sanırım. Her çağ kendine münhasır. Belki de hedef; kendi zamanımızın ansal an’larını yakalamaktan ibarettir. Ve ibaret demeyeyim, onu ileriye taşıyacak bir zincir halkası.. her biri var olmak değil, varlığını ötekine miras bırakarak… open.spotify.com/track/6D9aRudDG...
“Töz -nesnellik- kendini tam olarak kurmayı başaramadığı için özne vardır, öznenin yeri yapının tam merkezindeki yarıktadır. Özne, tözün kendi kendisini kurma sürecindeki başarısızlığının bir sonucu olarak ortaya çıkar.”
Sayfa 13 - “Büyük Öteki’nin varolduğunu değil, varolmadığını farzeder; Gerçek ile simgeselleştirilmesi arasındaki mesafeyi açık tutar.”·Kitabı okudu
Felsefe
Yani özne, imgesel bir illüzyonun sonucu değil, Simgesel yapının Gerçek karşısındaki çaresizliğinin bir sonucudur. Özne, tözün (yapının) kendini tamamlama eylemindeki bir "hata"dır. Zizek’in o meşhur esprisiyle: "Tanrı dünyayı yaratırken bir hata yaptı ve o hata biziz." Ya bu hata bir zorunluluksa? Özne için zorunluluk özgürlük boşlugu ise? Hatta şöyle de ifade edebiliriz; zorunluluk özneye özgürlüğü yükleyen bir eylemdir. Sartre’ın "İnsan özgürlüğe mahkumdur" sözünü hatırlatır. Öznenin "tözsüz" olması, onun kendi kendini kurma zorunluluğunu doğurur. Özne, doğası gereği bir "oluş" ise, onun özgürlüğü bu dönüşümü gerçekleştirebilme gücündedir. Sabit bir "Ben"e sahip olmama zorunluluğu, bizi her an yeniden başlama özgürlüğüne götürür. O zaman hala hata diyebilir miyiz buna ?
Önceki 1 yanıtı göster
Dilek Bilgin
Dilek Bilgin
Zizek’i neden izliyoruz? Oluşun varlığını öznenin tamamlanmamışlığıyla nasıl bağdaştırıyorsunuz? Oluş bir tamamlanmışlık veya eksiklik taşır mı? Zorunlu sonuç nedir? Zizek soru mu sorar vargıya mı ulaşır?
Insan doğası gereği özgür müdür, özgürlük dogasi tarafından belirlenmemişlik durumudur insanın dünyadaki varlığı birçok belirlenim tarafından ortaya konulmuşken, belirlenmemiş olan tek alanın sadece
İnsan doğası gereği özgür müdür, sorusu bir yana insan özgür iradeye sahip midir, diye sormak Spinoza’yı daha anlaşılır kılabilir. Çünkü “özgürlük” mefhumu tek başına bir şey ifade etmez. Özgürlük, neyin, kimin, sorusunu sürdürür. Özgür irade ile belirlenmişlik ve belirlenmemişlik arasındaki asli gerilimi verir bize. Tanrı(Deus) da bu belirlenmişlik ve belirlenmemişlik üzerinden ele alınabilir. Örneğin metinde Tanrı’nın belirlenmemiş tek varlık olduğunu söyler Spinoza. Çünkü doğası gereği şey kendinde nedenini taşır(causa sui) peki Tanrı zorunluluğa göre mi hareket eder yoksa keyfi mi? Burada Natura Naturata da Natura Naturans da belirgin kılınır. Çünkü Tanrı, doğasının zorunluluğuna göre hareket eder. Zorunlu olarak vardır. Peki bu ne tür bir belirlenmişliktir? Bana sorarsan Tanrı, zorunluluk kavramıyla ve nedensellik yasalarıyla sınırlanmıştır ve mutlak anlamda yine özgür değildir çünkü yasayı takip etmelidir. Yani buradaki özgürlük biçimi, Doğa’dır. Ancak bu Doğa anlayışı bilimin anladığı fiziki bir doğa değildir yalnızca. Spinozacılarda bunları irdeleyenleri okudum ancak kendi kavramı tarafından belirlenen, zorunluluk tarafından belirlenen bir Tanrı olduğu konusunu kimsede görmedim. Ben ise bunun da mutlak özgürlük olmadığını düşünüyorum. Kavramı tarafından belirlenen şey nasıl mutlak anlamda özgür olabilir?
Önceki 1 yanıtı göster
Malena Amelie
Malena Amelie
Spinoza’nın Tanrısı Doğadır o yüzden zorunlu yasalar işliyorsa onun özgür olup olmadığı söz konusu olamıyor nitekim zaten özgürlük kavramı zorunlulukla bütünleniyor ve tanımlanıyor. Bu özgürlük sorunu kipler/moduslar için geçerli bir sorunsal. Bu anlamıyla da bakılabilir.