E’

7/10
·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 22:27
Selvi Boylum Al Yazmalım benim için sadece bir aşk hikâyesi değil; insanın kendine duyduğu saygıyla, sevgi arasında sıkışıp kaldığı bir hayat muhasebesi oldu. Kitabı genel olarak beğendim ama beğenmekten öte, bitirdiğimde içimde bir ağırlık kaldı. Çünkü bu roman mutlu etmeyi değil, düşündürmeyi seçiyor. Asel’in verdiği karar, onun kendisine olan saygısını yitirmesine engel oldu. Belki birçok kişi için “aşk” başka bir tercihi gerektirirdi ama Asel’in seçimi, duygularından çok insan olma sorumluluğuyla şekillendi. Sevdiği halde gitmek, kalbinin sesini susturmak kolay bir şey değil. İlyas ise roman boyunca beni en çok hayal kırıklığına uğratan karakter oldu. Çocuğunun değerini hiçbir zaman bilemedi. Sevgiyi sahiplenmekle karıştırdı, sorumlulukla yüzleşmekten kaçtı. Asel’i sevdiğini söylese de bu sevgi hep eksik, hep yarım kaldı. Bir baba olmanın ne demek olduğunu, bir çocuğun hayatındaki yerini anlamakta zorlandı. Belki de bu yüzden Asel’in kararında en büyük pay onundu. Baytemir karakteri ise romanın vicdanı gibiydi. Bazen kendi gururunu hiçe sayarak Asel ve Samet’e yardım etti. İlyas’ın; Asel’in ilk kocası olduğunu bilseydi bile , yaralı olduğu için onu eve getireceğini söyleyecek kadar koca yürekliydi. Bu sahnelerde sevginin sadece tutku olmadığını, bazen sessizce yük taşımak olduğunu hissettim. Baytemir’in sevgisi bağırmıyor, iddia etmiyor; ama hep orada duruyor. Roman bana şunu çok net öğretti: Hayatta verilen her doğru karar insanı mutlu etmeyebilir. Ama doğru olması, onun değerini azaltmaz. Asel mutlu olmayı değil, doğru olanı seçti. Belki içi acıdı, belki geceleri uykusuz kaldı ama başını yastığa koyduğunda kendinden utanmadı. Bu da her mutluluğun veremeyeceği bir huzur. Selvi Boylum Al Yazmalım, sevginin ne olduğu sorusunu soruyor ama tek bir cevap
1000Kitap
Selvi Boylum Al YazmalımCengiz Aytmatov · Nora Kitap · 201713,5bin okunma
Reklam
8/10
·232 syf.··
2025 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 19:15
Bana gerçek anlamda bir şeyler kattığını düşündüğüm bir kitabı daha bitirmiş bulunmaktayım. Adından da anlaşılacağı üzere kitap, hafızanızı güçlendirmek ve bilgilerinizi aklınızda daha uzun süre tutabilmeniz için taktikler vermek amacıyla kaleme alınmış. Girişte beyin, zeka, hafıza gibi terimleri basit bir şekilde tanımlamış yazarımız. Bize yabancı gelebilecek kelimeleri de en anlaşılır şekilde açıklamaya çalışmış. Bu sebeple kitap, akademik olarak okumakta zorlanılacak bir eser değil. Ayrıca yazarımız araya öğüt niteliğinde ufak hikâyeler de eklemiş. Tavsiyem, bu hikâyeleri olabildiğince aklınızda kalacak şekilde okumanız :) Ben kitapta bahsedilen teknikleri gerçekten kullanışlı buldum. Bir İngilizce öğretmeni adayı olarak yabancı dil öğrenme konusunda verilen tekniklerin yararlı olacağını düşünüyorum. Ayrıca tekniklerin çoğu, hemen o anda deneyebileceğiniz şeyler. Pratik yapmak şart olsa da ben kısa sürede de etki gösterdiğini düşünüyorum. Kitabın beğenmediğim bir noktasına değinecek olursam, böyle nitelikli bir kitapta bu kadar imla hatasının olması pek hoş olmamış. Bu hatalar, yer yer okumada problem yarattı benim için. Ayrıca bazı cümleleri anlamakta güçlük çektiğim de söylenebilir. Yazarın bu kadar sadeleştirerek anlatmaya çalıştığı kitabı imla hataları yüzünden okuyamamak biraz can sıkıcı bir durum doğrusu. Özetleyecek olursam, benim için kendime güzel şeyler kattığım bir okuma oldu. Kitaptaki taktikleri nasip olursa öğrencilerimle de paylaşmak istediğim için yeniden okunacaklar listesine eklendi. Sizlere de gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
1000Kitap
Güçlü Hafıza TeknikleriA. William Deckard · Eftalya Yayınları · 2018405 okunma
6/10
·200 syf.··
2025 4. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 22:14
Kadınlar Ülkesi – Charlotte Perkins Gilman Uzun bir süredir kitap okuyamama dönemindeydim. Belirli bir sebebi yoktu aslında; kendimi “herkesin başına gelebiliyor bu” diyerek avutmaya çalışıyordum. Çok değerli bir arkadaşımın bana hediye ettiği bu kitabı ise ne olursa olsun bitirmeye karar verdim. Okumam biraz uzun sürdü ama sonunda bitirdim ve bence bu sayede okuyamama zincirini kırmış oldum. Kitabımız feminist yazar Charlotte Perkins Gilman’a ait. Daha başlığından bile yazarın dünya görüşü hakkında fikir sahibi olabiliyoruz. Romanda da bu görüşle örtüşen bir konu işleniyor: Üç arkadaşın tesadüf sonucu keşfettiği “Kadınlar Ülkesi”. Başta bu ülkenin varlığına kimisi ihtimal vermezken kimisi de böyle bir yerin olabileceğine içten içe inanıyor. Sonunda bu ülkeyi bulup gözlemliyorlar ve kadınların kendilerine has yaşam tarzları karşısında hayranlık duyuyorlar. Kendi görüşlerime geçecek olursam… Bu kitap için “bayıldım, tekrar tekrar okurum” diyemem. Konusu her ne kadar ilgi çekici olsa da anlatım tarzı beni çok sürüklemedi. Belki de yazarın benimsediği akımı içselleştiremediğimden, kitap bana biraz tek taraflı bir bakış açısıyla yazılmış gibi geldi. Kadınların dayanışmasına, düzen kurma becerilerine ve başarılarına tamamen katılsam da, diğer tarafı küçümseyen tavır beni çok cezbetmedi. Öte yandan, kitabın toplumsal eleştirileri oldukça etkileyiciydi. Okurken sık sık durup düşünme ihtiyacı hissettim; bazılarına katıldım, bazılarına kızdım, bazılarına da gülüp geçtim. Kitabın beni düşünmeye yönlendirmesi ise en büyük artısı oldu. Sonuç olarak, Kadınlar Ülkesi benim için kabul edilebilir bir başlangıç kitabı oldu. Umarım bu roman, uzun süredir yaşadığım “okuyamama” halinden kurtuluşumun ilk adımıdır.
1000Kitap
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma
8/10
·975 syf.··
2024 60. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2024 14:55
Harry Potter serisinin 5.ve en uzun kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Okulumun ve günlük yaşantımın bu sıralarki yoğunluğu sebebiyle istediğim zaman diliminde bitiremedim kitabı fakat beraber güzel bir 2 ay geçirdik:) • Kitabı yorumlamaya, anlatımdaki değişikliklerden bahsederek başlamak istiyorum. Zümrüdüanka Yoldaşlığı'nda, artık bir çocuk romanı okumadığınızı fark ediyorsunuz. Sebebi ise eğlenceli büyüler ve Quidditch maçları yerine; Harry'nin psikolojik yapısını, yaşantısındaki huzursuzluk veren değişimleri okuyoruz. Bu yönüyle, serinin diğer kitaplarından ayrıldığını rahatlıkla söyleyebilirim. • Kitabın uzunluğuna gelecek olursam, yaklaşık 1000 sayfa, gereksiz diyebileceğim bir bölüm yoktu açıkçası. Kitap , önceki serilerde akılda kalan boşlukları dolduruyor. Bu sebeple önceki 4 kitabın eksikliklerini düşünecek olursak, 1000 sayfa çok da büyük bir sayfa sayısı değil:) • Bu kısımdan itibaren kitabın içeriğine değineceğim, kitabı daha okumamış ve içerik hakkında önceden bilgi sahibi olmak istemeyen arkadaşlarım, dilerse okumayı burada sonlandırabilir. Karakterlerden başlamak gerekirse, Harry bu bölümde bizi kendinden soğutuyor biraz . Olmayacak davranışlar , Dumbledore'a yaptığı saygısızlıklar, arkadaşlarına karşı çıkışları... Farklı bir Harry bekliyor bizi. Başta önce kızsam da kitabın sonunda taşlar yerine oturuyor bu konuda. Neville karakteri daha çok ön plana çıkmaya başlıyor. Sirius'a tam alışmış ve onu çok sevmişken, kaybediyoruz:') Fred ve George kardeşler sonunda hayallerini gerçekleştiriyorlar. Fakat en ama en önemlisi , bana göre, Snape elbette. Snape artık nefret ettiğimiz karakter olmaktan çıkıyor bu bölümde. Tabii bunu kitabın sonunda anlıyoruz ve daha detaylı bir değişim görülmüş değil. Ama sinyaller veriliyor en azından. • Şimdi kitabın akışına
1000Kitap
Harry Potter ve Zümrüdüanka YoldaşlığıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202032,4bin okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2024 26. kitabı
Maya, 36 yaşında , İstanbul Üniversitesi 'nde halkla ilişkiler görevini yürüten bir kadındır. ABD' den gelen profesörü karşılamasıyla hikâye başlar. Profesör Maximillian , bir zamanlar aynı üniversitede öğretmenlik yapmıştır. Yıllar sonra ise İstanbul'a gelmesi Maya'da merak uyandırmıştır. Profesörün dokunaklı hikayesini dinler , aynı zamanda kendi ailesi ve geçmişi hakkında da şok edici bilgilere ulaşır. Kitapta bahsedilen konulara değinecek olursam , en etkilendiğim kısım Struma gemisinde mahsur kalan yolcular olabilir. Gemideki yaşam şartları, çaresizliğin hat safhada olduğu bir kısımdı. Diğer bir kısım ise Yahudilerle ilgili olan olaylardı. Kitabın büyük bir kısmının bu konuyla ilgili olduğunu düşünüyordum ama Maya ve ailesinin hikâyeleri arasında , biraz sönük kalmış gibime geldi. Tabii ki Maya'nın anneannesi ve babaannesinin hikâyeleri de oldukça acıklıydı ama ben bu hikâyelere bu kadar fazla yer verilmesi yerine , profesörün ve Nadia 'nin hikâyesine ağırlık verilmesini tercih ederdim. Bu konu fazlalığına rağmen benim tavsiye edebileceğim bir kitaptır. Sonu çok güzeldi ve duygulanmadım desem yalan olur. Son olarak "Serenade für Nadia " eserini de dinlemenizi tavsiye ederim. Gerçekten bir şaheser. Buraya kadar okuyan herkese teşekkür ederim . Sağlıcakla kalın...
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
Reklam