Dilencinin niye beş gün gelip iki gün gelmediğini, niye hep bu vakit burada olduğunu artık biliyordu. Güldü. Yaman adamdı bu dilenci. İnsanların işten dönerken ucuza huzur satın aldıklarını biliyordu.
Ve bir anda ne istediğimi apaçık anlayıverdim: Ben onların resimlerini yapmak istiyordum. Bu düşüncem beni korkuttu, ama resim yapma isteğim bu korkudan daha büyük, daha güçlüydü.
‘’ benim bu işte, ‘’ dedi. Gözleri yaşla parıldadı, beyni bütün bunların kendisinin olduğu şaşkınlığıyla doldu. Otlara ve çiçeklere açıyordu; ağaçların çocukları olduğunu, toprağın çocuğu olduğunu hissediyordu. Bir an havada uçuyor ve tepeden bakıyor muş gibi hissetti kendini. Benim bunlar dedi yine. Onu korumalıyım.