SpaceSurfer

10/10
·188 syf.··
2025 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 11:40
Okuması gerçekten zor bir kitap. Fiziğe, evrene ve yasalara hakim olmanız gerekiyor yoksa zamanınızı boşa harcayabilirsiniz. Ancak merakınız ya da bir nebze de olsa kuramsal bilginiz varsa bu kitap sizin için tam bir şaheser. Bendeki bu kitap 2004 basımı ve 21 yıl sonra bile beni derinden sarsmayı başardı. Kitabın yazarı hakkında da küçük bir bilgi eklemek istiyorum: Roger Penrose, 2020 yılında Nobel Fizik Ödülünü kazanmıştır ve şu an 94 yaşında olup hala hayattadır.
Bilim
Fiziğin Gizemi - Kralın Yeni Usu 2Roger Penrose · Tübitak Yayınları · 199962 okunma
Reklam
Günden Kalanlar- Kazuo Ishiguro
8/10
·208 syf.··
2024 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 09:37
Öncelikle “Günden Kalanlar”ın alışılagelmişin dışında bir kitap olduğunu belirtmek gereği duyuyorum. Yazar okurun beklentisine cevap vermek için değil kitabı baş uşak olan Stevens’in gözünden onun cümlelerini kullanarak ve bana kalırsa büyük bir risk alarak yazmış ve bu bilgiyi de kitabın sonlarına doğru serpiştirmiş. Sayfa 165’e gelene kadar edebi bilgilerinden şüpheye düştüğüm yazarın karakterin bilgisi bu kadar ve ben de şu an o karakter kadar bilgi sahibiyim diyen cümleleri açıkcası yüreğime su serpti. Bu kanıya varma sebebim ise efendilerinin kendisine ısrarla ve tekrar tekrar sordukları sosyokültürel sorulara “Özür dilerim, efendim, ama yardımcı olamayacağım.” şeklinde verdiği cevaplardan anlayabiliyoruz ancak. Çünkü bu kitabı okurken altı çizilecek yüksek anlam içeren felsefi sözler ya da yoğun istiare sanatıyla işlenmiş cümleler pek görmeyeceksiniz. Onun yerine samimi, sıradan bir insan göreceksiniz. Hayatını yaptığı işe adayan ve bunu yaparken size nasıl böyle tercihler yaparsın dedirtecek birçok an yaşayacak ve genelde sinirleneceksiniz. Sonlara doğru “Evet seni anlıyorum Stevens, hepimiz aslında senin gibiyiz. Bizler de senin gibi tercihlerimizin dışında kalan -olsa olsa paralel evrende belki seçmiş olduğumuz- o hayatın farkına varamıyoruz ve şuursuzca akıp giden zamanın içindeki o kırbaç darbeleriyle çektiğimiz acılara sırf ideallerimiz uğruna katlanıyoruz.”diyebileceksiniz. Baştan sona söz sanatlarından uzak, yalın bir anlatımla yazılan bir eserden bu kadar çok anlam çıkarabileceğimi hiç düşünemezdim doğrusu. Kitaptan gerçekten etkilendim, basit cümlelerle yazılmış ama özünde güzel bir eser olduğu için. Bu roman, siz onu okurken değil ancak onu bitirdiğinizde sizi şaşırtacak.
Edebiyat
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
9/10
·232 syf.··
2019 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2019 15:44
Kitap hakkında çoğu kişi edebi yönden güzel değerlendirmelerde bulunmuş ancak ben kitaplara daha cok felsefi yönden bakmayı uygun buluyorum. Elinize bu kitabı aldığınızda diyalektik kavramının edebiyata uyarlamasını bariz bir şekilde göreceksiniz. Sizi kitabı okumadan önce küçük bir gezintiye çıkarmak istiyorum. Yabancı bir ülkedesiniz tur rehberinizi kaybettiniz ve çok da acıktınız. Şehirde de sadece tek bir restoranın ışıkları yanıyor ve sizin güçsüz düşüp de ölmeden önce hemen açlığınızı gidermeniz lazım. İçeri girip bir sandalye çekiyor ve masadaki menüyü elinize alıyorsunuz. Orada ise sadece iki ayri yemek olduğunu görüyorsunuz: Bunlardan biri çok acı, bir diğeri ise tatlı mı tatlı bir yemegi temsil ediyor. Siz tatlı olanı istiyorsunuz fakat şef size seçim hakkı sunmadan acı olanı huzurlarınıza sunuyor. Başta kabul etmiyorsunuz ancak aç kalıp ölmektense bu yemegi kabullenmek zorundasınız. Masadan kalkıp gitmek istiyorsunuz belki de başka bir restoran bulabilirsiniz ama kimbilir belki de bulamayıp öleceksiniz. Kendi içinizde samimiyetsiz bir tatmin olma hali yaratıyorsunuz ve kaldığınız restoranın bu acı yemeği bir anda gözünüze makûlmuş gibi görünmeye başlıyor, sonra birden bu yemeğin iyi ve kötü yanlarını kafanızda tartar oluyorsunuz. Halbuki karnınızı doyurdunuz şef de size eve dönüş yolculuğunuzda uçağınızı kaçırmamanız için havalimanını tarif ediyor. Aklınızda evinizin cevresinde yöresel tatlı yemek satan yerler de var biliyorsunuz ancak o acı yemeği bir kez tattıktan sonra öteki tercih size son derece demode ve sade gelmeye başlıyor. Çünkü aklınızda eskiden olumsuz seçenek olarak nitelendirdiginiz o acı yemeğin tatli yönlerinin de olabileceği düşüncesi var. Hani belki de şef zaman geçtikçe hünerlerini daha da geliştirecek ve o acı yemeği altın tepside
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma