Yalnızlığı ne kadar geniş bir alana yayarsan yay, ne kadar uzak bir zamana ertelersen ertele, acısı ve ağırlığı azalmıyor. Çünkü insan, yüreğini göğüs kafesinde yapayalnız taşıyor…
Yaşananları hatırlamanın zorlaşması, her şeyi unuttuğumuz anlamına gelmez. Travmatik olayın bir parçası olan kelime, görüntü dürtüler içimizde taşıdığımız acılarımızın gizli dilini oluşturmak üzere yeniden ortaya çıkar.Hiçbir şey kaybolmaz. Parçalar sadece yön değiştirir…
Sen misin yüz vermeyen, aynalar mıdır bana
Sinendeki her mevsim feleğin âhı mıdır
Hangi ten güle döner düştüğünde yangına
Yoksa ten aynaların bende günahı mıdır…