“Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kimdir? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa, zihninizin geri kalanı tüm bir ömür neyle iştigal etmekte?”
Ekmek sembol olarak bizi biz yapan değerlerimizi temsil ediyor. Belki ona neden basmadığımızı, buna neden “günah” dediğimizi bilmeliyiz ama yine de geri dururuz. Ne zaman bu toplumun gençleri fütursuzca ekmeğe basmaya başlar, işte o zaman ben yas tutarım.