"Common wisdom is frequently a poor interpretation of what is actually observed/Uzerinde anlaşılan ortak görüş genellikle gerçek gözlemin zayıf bir yyorumudur" Francis Clauser
Kalabalık bizi zavallı yabancılar gibi bir kenara itiyor. Yaldızlı ışıklarla bezenen kaldırımların üstünde amaçsız dolaşıyoruz. Şehirler geceleri mücevherlerle süslüyor.
Bu halkın manzarası, kendimizi savunmadan bize gerçeğin ne olduğunu öğretti. İnsanların arasında, ırklar arasındakinden cok daha derin ve aşılması imkânsız bir eşitsizlik olduğunu görüyoruz.
Bir ülkenin insanları arasında menfaatlenen çıkarcılarla, sıkıntı çekenler, yani kendisinden her şeyi feda etmesi istenilmiş olanlar, sonuna kadar bütün kuvvetlerini, sayılarını ve büyük ıstıraplarınıtaşımaları istenilenler ve onların üzerlerinden yürüyüp ilerleyen,
gülümseyen ve başarı kazananlar arasında bariz bir sınır var.
Birkaç matem elbisesi bu kalabalık içinde leke gibi görünüyor ve bizimle birleşiyor, fakat geri kalanlar matemli değiller, bayram içindeler..
Volpatte acayip bir sesle:
Bu dünyada hiçbir memlekete tek ülke denilemez... Doğru değil mi? Her memleket sınırları içinde iki ayrı ülke var... Ve her bir memleket birbirine yabancı iki ülkeye ayrılmış. Cephede, orada çok mutsuzlar var; burada, geride ise çok fazla mutlular var!..
Ne yapalım?.. Bunu düşünmek neye yarar? Bu böyledir işte, yani ötesi yoktur... Anladın mı?..
- Evet, ben de biliyorum, böyledir... Ama yine de çok mutlular var, sonra da hep aynı insanlar mutlu... Üstelik her zaman aynı kişilerin mutlu olması akla yatkın gelmiyor.
Paslanmış eklemleri sızladığı için yerinden biraz güçlükle doğruldu ve gidip yerine yattı. Şimdi artık tek şeyi umut ediyordu:
Uyuyabilmeyi, ki bu ağır ve hiç olan gün artık ölsün diye. Çünkü savaşın, belki de hayatının son gününe gelinceye kadar böyle günleri kahramanca karşılayacağı ve tahammül edeceği daha nicenice günler geçecek.