...Birden kanat vuruşlari duydum. Kuyunun yalak taşına irice bir kuş indi. Baktım bir telliturna. Hiç ürkmeden öylecene beni süzüyor. Ben çekip yoluma gidecektim ki bir ses. 'Ne ağlıyorsun?" dedi. Ses kuştan geliyordu. İnanamadım. Döndüm, etrafa bakındım. Benden ve turnadan başka kimse yok. 'Ben soruyorum, ben,' dedi kuş.
Korkudan aklımı kaçıracaktım. Kuş hiç konuşur mu? Hemen kaçıp uzaklaşmak istedim oradan.
Korkma!' dedi. 'Istersen insan cisminde görünebilirim. sana." Bu sözleri söyledikten sonra, benim hayretle açılmış gözlerimin önünde yeşil cüppeli, ak sakallı bir dede oluverdi. 'Korkma, benden sana zarar gelmez. Ne derdin varsa söyle ki yardım edeyim sana,' dedi. Onun Hızır olduğunu hemen anladım. Bebeğimi yitirdim, Ya Hızır,' dedim ağlayarak. Başını usulca öne sallayarak bana baktı.
'Bebeğin kaybolmadı kızım,' dedi. 'Bu sana bir işaretti.. Çocuğunu öz babanda olsa kimselere vermeyesin diye erenler seni uyardılar...