Serdal Karayel

9/10
·72 syf.··
2023 85. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 23:33
Filozof ve şair olan Abelard ve kendisinden 22 yaş küçük, aynı zamanda da öğrencisi olan Heloise arasında, 12. yüzyılda geçmiş bir aşk hikayesi. Gizlice evlenip çocuk sahibi olduktan sonra Heloise'in yaşayan tek yakını ve onu büyüten dayısının, Abelard'ı hadım ettirmesi üzerine ayrılıp ayrı ayrı manastırlarda hayatlarının sonuna dek yaşamaları ve bu süre boyunca birbirlerine yazdıkları hem acı hem de aşk dolu mektupları okuyoruz. Mektuplarda da gördüğümüz üzere ayrılıklarının üzerinden yıllar geçmiş olsa da birbirlerini hala sevmekteler. Heloise mektuplarında Abelard'ın aksine sürekli mektuplaşmayı talep etse de, Abelard bu durumun her ikisine de acı vereceğini düşünerek buna bir an önce son vermek istemektedir. Abelard, özellikle hadım edildikten sonra bir daha asla sevdiği kadın için yeterli olamayacağı ve birbirlerinden uzak kalmalarının onlara daha iyi geleceği düşüncesindedir. Heloise ise tam tersine mektuplarında, asıl önemli olanın et ve kemik parçaları olmadığının, aralarındaki sevginin önemini ve kuvvetini urgulamaktadır. Aralarında 22 yaş olmasına rağmen tesadüf ki her ikisi de 63 yaşında vefat etmiştir, yaklaşık 500 yıl sonra mezarları yan yana getirilmiştir. "Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! Ölüm her şeyi yok edecek. Ruhları sevmeyi deneyin, onlara yeniden kavuşursunuz." Victor Hugo'ya ait olan bu söz bu ikili arasındaki aşkı anlatamaya çok uygun. Heloise'den Abelard'a ; Ben böyle seviyorum işte: Zarafetini, gaddarlığını, inceliğini, kabalığını, olduğun şairi, olmadığın erkeği seviyorum. Bir zamanlar çocuk olduğun ve bir gün ceset olacağın için seni seviyorum. Hem gövdeni, hem aklını seviyorum.
Abelard ve Heloise: MektuplarRonald Duncan · Mitos Boyut Yayınları · 20022,909 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2023 78. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 02:08
"İnsanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta" diyor, yazar Hermann HesseHermann Hesse Kişinin gelişimi ve değişimi üzerine kurulu bir yolculuk kitabı olan bu eserde; bir başkasının yolundan gitmek yerine kendi yolunda yürümeyi kendini, aradığını, ruhunu ancak bu şekilde bulabileceğine inanıyor karakterimiz Siddharta. Ben okurken karakter ile birlikte bu yolculuğa eşlik ettim, hazmederek yavaş yavaş okumanın daha faydalı olacağını düşünüyorum. Kitap, birçok bölümde sizin de kendinize sorabileceğiniz felsefik sorular ile sizi düşündürmeyi başarıyor. "Geçmişte olan, gelecekte olan hiçbir şey yoktur; her şey vardır sadece, şu an içinde varlık sahibidir." Herkesin bir amacı var ve herkes inandığı bu amaç uğruna yollar boyu yürüyor ancak asıl önemli olan yürüdüğümüz yolda yol boyunca olan biteni kaçırmamamız gerektiği.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Bu ülkede hiçbir başarı cezasız kalmaz
10/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2023 77. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2023 23:07
Mübadele yıllarında Ürgüp'ten göçe zorlanan büyükbaba ve büyükannelerinin ,bir daha buraya dönemeyen akrabalarının yerine gezip görmek ve birtakım isteklerini (Ürgüp'ten su ve toprak) yerine getirmek için Yunanistan'dan gelen Dimitrios'un yolu "Eşekli Kütüphaneci" Mustafa Güzelgöz ile kesişir, iki hafta boyunca konuğu olarak hayat hikayesini dinler, yöreyi gezer ve tanır. Mustafa Güzelgöz 1921 ile 2005 yılları arası Ürgüp'te yaşamış -şaşılmayacak şekilde- ancak öldükten sonra Nevşehir'e heykeli dikilmiş gerçek bir vatansever cumhuriyet adamıdır. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere eşeği ile birlikte 30'dan fazla köye kitap taşıyan köylere kitaplık kuran yaptırdığı kitaplıklara kadınların ilgisini çekebilmek için dikiş makineleri koyan, çocuklar için resimli kitaplar temin eden, kadın erkek çoluk çocuk ayırt etmeden herkesin okuması gerektiğine inanan, aydınlık yarınlar düşünen pırıl pırıl bir adamdır.Özverili, azmi ve bu güzel projesi ile Amerika'da düzenlenen bir yarışmadan da birincilik ödülü almıştır. Gelin görün ki hiçbir başarının cezasız kalmadığı ülkemizde, karanlıktan beslenen cehalet dolu kafaların gözüne batınca da hakkında başlatılan soruşturma ve açılan dava neticeleri sebebiyle emekliliğe zorlanmıştır. Tüm bu mücadelenin, sabrın, umut dolu hikayesi içerisinde okumanın, okutmanın önemi söylenen her cümlede ağızdan çıkan her lafta yüzümüze bir tokat gibi çarpmakta. Yazar Fakir Baykurt son romanı olan bu kitabı hasta yatağında son nefesine dek yazdı birçok bölümde yalın ve gündelik söylemli anlatımı ile birlikte bu güzel yaşanmışlığı bu macerayı bizlere daha da sevdirdi. Bu ülkeye bu topraklara dair umutları diri tutabilmek adına Mustafa Güzelgöz gibi insanların sayısının her geçen gün daha da artmasını dileğiyle..
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,2bin okunma
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2023 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 03:13
Başlangıçtan itibaren sizi çabucak yakalayan oldukça sürükleyici ve son ana kadar birden çok karaktere dair merakınızı yukarıda tutan keyifli bir kitaptı. Ülke sokaklarına ve gecenin karanlığına dair tasvirler oldukça başarılıydı ki bu sayede olan biten her şeyi gözünüzde kolayca canlandırabiliyorsunuz. "Ne de olsa gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır" Özellikle geceyi gündüze tercih eden okurların severek okuyacağı bir eser. Tüm gece karakterler ile birlikteymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Sonunu öğrenmek için can atan okurların bir nebze de olsa hevesleri kursağında kalabilir buna rağmen hoş hisler bırakmıştır.
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma
8/10
·109 syf.··
2023 72. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2023 18:03
Varoluş sancısı ile toplumdan korkan, sürekli depresyon halinde ve intiharın peşinde olan melankolik yazarın intiharından önceki son eseri, otobiyografisi. Japon edebiyatının en çok satan ikinci romanı olma özelliğini taşıyan bu eser Japon edebiyatının muğlaklığı ve anlamak yerine anlamaya çalışmanın önemi ile tanışmama vesile oldu. Yaşamım utançlarla doludur. Hatta insan yaşamının ne olduğuna dair bir fikrim yok diyen bir adamın son seslenişleri. Ruhunu bu dünyaya ait hissetmeyen, yazmayı kaçış yolu olarak görüp eseri kaleme alan Dazai, mutsuzluklarını ve giderek çaresizliklerle doluşunu çok başarılı bir şekilde yansıtmış durumda. Psikolojik olarak sorun yaşayan kişilerin okumamaları daha doğru olur. Tercihlerinizin ne şekilde olursa olsun, önemli olmadığını hissetmeye başlıyorsanız, hayat enerjinizin azaldığını da fark edeceksinizdir kurtulun bundan.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,1bin okunma