Adam olmayan adamlara baktım.Çığlık çığlığa atladım tüm pencerelerden.Zaten kanıyordu ayaklarım fark etmedi gören.
Yıkadım pakladım seni o öğleden sonra. Yolladım bahçesiz evlere. Açlığa, soğuğa ve gerçek olamayacak kadar kötülüğe mahkum bir tarihe. Seni senden alan aşkla usulca uğurladım.
Olamamak da olmak kadar yanıltıcı. Pas geç sen beni, bu metinde ben yokum. Sen de varmış gibisin sadece...
-Umay Umay
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sevgiye inanır mısın? (...) Elbette sevgi derken; bizi sonradan pişmanlık duyacağımız şeyler söylemeye ve yapmaya iten, seçtiğimiz o kişi olmadan nefes alamayacağımızı düşündüren ve o kişiyi kaybetme fikriyle bile sarılmamıza neden olan, sahip olunamayacak bir şeye sahip olmak ve elde tutulamayacak bir şeyi elde tutmak istediğimiz için bizi zenginleştireceğine fakirleştiren o şiddetli tutku patlamalarından söz etmiyorum.
"Benim bahsettiğim; kör gözleri açan, korkuya bile baskın çıkan, hayata mana katan, doğanın yıkım kanunlarına kafa tutan, serpilmemizi sağlayan, sınır tanımayan sevgi. İnsan ruhunun bencilliğe ve ölüme üstün gelmesinden bahsediyorum..
“Biliyor musun,insan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor.”
“Demek sen kırk dört günbatımını izlediğin gün pek üzgündün?”
Küçük Prens buna karşılık vermedi.