Selcan

Selcan
@Sselcaannn
Atatürk'ün İslam, Din, Dincilik, Gericilik ve Bağnazlık Hakkındaki Bazı Sözleri-4 Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmama­ya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hare­ketlerden sakınıyoruz. Tarihimizin en mutlu dönemi, hükümdarlarımı­zın halife olmadıkları zamandır.
Sayfa 188 - Kırmızı Kedi Yayınevi: Birinci Basım: Haziran 2019, İstanbul·Kitabı okudu
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Atatürk'ün İslam, Din, Dincilik, Gericilik ve Bağnazlık Hakkındaki Bazı Sözleri-5 Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz. Peygamberimiz tilmizlerine, dünya milletlerine İslamiyet'i kabul ettirmelerini emretti, bu milletlerin hükümeti başına geçmelerini emretmedi. Peygam­berin zihninden asla böyle bir fikir geçmemiştir. Tekkeler de acilen kapatılmalıdır. Türkiye Cum­huriyeti her şubede irşatlarda bulunacak kudreti haizdir. Hiçbirimiz tekkelerin irşadına muhtaç de­ğiliz. Biz medeniyet, ilim ve fenden kuvvet alıyo­ruz. Başka bir şey tanımıyoruz. Bizim dinimiz, milletimize hakir, miskin ve zelil olmayı tavsiye etmez. Tam tersine Allah da, Pey­gamber de insanların ve milletlerin izzet ve şerefini korumalarını emrediyor. İntisap etmekle bahtiyar olduğumuz İslam dinini, asırlardan beri alışılmış olduğu üzere bir siyaset vasıtası mevkiinden kurtarma ve yük­seltmenin elzem olduğu hakikatini müşahede ediyoruz. Mukaddes ve lahuti olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı çapraşık ve değişken olan ve her türlü menfaat ve ihtirasların tecellisine sah­ne olan siyasetten ve siyasetle ilgili bütün husus­lardan bir an evvel ve kesin olarak kurtarmak, milletin, dünya ve ahiret saadetinin emrettiği bir zarurettir. Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte din­darlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiş­ tir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, ilerle­me ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden baş­ka kimse olamaz. __Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmeme­lidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç
Sayfa 189 - Kırmızı Kedi Yayınevi: Birinci Basım: Haziran 2019, İstanbul·Kitabı okudu
Atatürk'ün İslam, Din, Dincilik, Gericilik ve Bağnazlık Hakkındaki Bazı Sözleri-6 Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkekler­den geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emret­tiği şey, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. Kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olmak zorundadır. İslam ve Türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıt­larla bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlar­ da erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileriye gitmişlerdir. Bazı kimseler asri olmayı kafir olmak sanıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların maksadı, İslam'ın kafirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Bizi yanlış yola sevk eden soysuzlar bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmiş­lerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz ... Görürsü­nüz ki milleti mahveden, esir eden, harabeden fena­lıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar.
Sayfa 189 - Kırmızı Kedi Yayınevi: Birinci Basım: Haziran 2019, İstanbul·Kitabı okudu
Din
Mutlu olduğundan haberi olmayan ne çok insan var?
Puan vermedi
Hikmetli bir düşünce, insana fiziksel âlemin sunabileceğinden çok daha fazla saadet armağan eder. Bu sebeple, ümit ve teselli arayan insan, nesneler yerine düşüncelere yönelmelidir. İnsanın mutsuzlukla mücadelesi, öncelikle kendi ve düşünceleriyle giriştiği bir mücadeledir. Bu mücadele, mutsuzluğun kaynağının dışımızda değil, içimizde, yani zihnimizdeki değerlendirme ve yorumlama süzgeçlerinde olduğunu anlamakla başlatılabilir. Duygu ve düşüncelerimizi, aynen tabiattaki ham maddeleri işlediğimiz gibi; bitkileri, ağaçları, meyveleri, hayvanları organize ettiğimiz gibi; evimizi her gün toparlayıp düzenlediğimiz gibi belirli periyotlarla biçimlendirerek yönetmemiz gerekir. Yüz binlerce okura ulaşan eserleriyle tanınan Mecit Ömür Öztürk, Mutluluğun İnşası’nda içimizdeki mutluluğun temellerini nasıl sağlam bir şekilde atabileceğimizi sıcak ve samimi bir dille aktarıyor.
Hayat ve İnsan
Mutluluğun İnşasıMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2026187 okunma
Gücünü neden hiç benim üzerimde kullanmıyorsun? dedi. Sevgi insanın gücünden vazgeçmesi demektir de ondan. dedi franz yumuşak bir sesle.
Sayfa 125·Kitabı okudu