Son Ada ; İsminden de anlaşılacağı üzere ıssız bir ada da geçen 40 evin yaşadığı olayları anlatmaktadır . Bir gün 24 numaralı daire sahibinin ölmesi üzerine , daire satılığa çıkar ve daireyi emekli olmuş bir Başkan alır, zaten olaylarda o başkanın gelmesi neticesinde cerayen eder.
Verdiği mesajlar ve insanların tepkileri açısından bende Hayvan Çiftliği kitabına çağrışım yaptı . Onda da değişen düzenden, insanların tepkisiz kalmasından ve sonrasında önceki günlere duyulan özlemden bahsedilir .Doğruyu söylemek gerekirse Kardeşimin Hikayesi gibi bir şaheserden sonra okumamdan dolayı Son Ada’yı basit buldum . Ama verdiği mesajlar açısından okunası bir kitap . Zülfü Livaneli dilini sevenlere önerilir . Keyifli okumalar . .
“Şimdi geriye doğru baktığım zaman, bu tavrımızın aşırı bir tembellikten, uyuşukluktan kaynaklandığını açıkça görebiliyorum . Hiçbir şeyi protesto etmiyorduk , karşı çıkmıyorduk . “ Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın ! “diyor ama yılanın bize de dokunacağını hesap edemiyorduk . “ ( syf. 52
Yaşamaktan çok ölmeye özlem duyan kadın ~> Virginia Woolf
Sonsuzluğun Hüzünlü Kraliçesi olan Virginia Woolf Victoria Döneminde doğmuş, o dönemin şartlarından dolayı kızların okula gidememesinden kaynaklı okula gidememiş , babasının kütüphanesi ile yetinen bir çocuk olarak büyümüştür .13 yaşında iken annesini kaybetmiş , 15 yaşında ise annesi yerine koyduğu ablası Stellayı kaybetmiştir .22 yaşında da babasını kaybeden Virginia, yaşadığı ölüm acılarının kendisini ölüme yaklaştırdığını söyler .
Küçük yaşlardan itibaren kardeşi Vanessa ile üvey abilerinin tecavüzüne maruz kalan ve bu sebebten dolayı erkeklerle olan ilişkisinde her daim sorun yaşayan bir kadın olan Virgina eşcinsel ilişkiler kurduğu kadınlar ile de birlikte olmuştur . Kardeşine nazaran bu çocukluk travmasını atlatamamış ve psikolojik sorunlar yaşamasına, defalarca intihar girişimine ortam hazırlamıştır . Bu süreçlerde kendisine terapi olarak gördüğü en iyi yöntem yazmak olmuş ve feminist hareketin klasiği olarak kabul edilen Kendine Ait Bir Oda kitabını yazmıştır .
59 yıllık hayatı boyunca yaşadığı ruhsal dengesizliklerin etkisiyle, ceplerine taş doldurup Quese Irmağına kendini bırakarak intihar etmiştir . Bunu kendi deyimiyle huzurlu bir sonsuzluk , sessizlik diye niteleyerek dünyadan ayrılmıştır .
Biyografik kitap okumayı sevenlere tavsiye ederim . Keyifli okumalar .
“ kuşların hayat bağlan der gibi haykırarak ötüşlerinden, soğuk ve yağmura rağmen cılız bir dala tutunup kısacık ömründe inadına güzelliğiyle yaşamak isteyen çiçeklerden de nefret ediyorum . “ ( syf. 101 )