Akhilleus dövüşmedikçe Patroklos da savaşa katılamaz. Akhalara çok üzüldüğü halde, efendisinden izin almadan, yardımlarına koşamaz. Ama bu efendilik ne tatlı, ne insanca şeymiş Homeros dünyasında! Akhilleus titrer Patroklos’un üstüne, onu korumak için yiğit ağzına hiç yakışmayan öğütler verir arkadaşına: “çok fazla ileri gitme, Hektor’dan sakın, kent surlarına kadar sokulma,’ diye ne diller döker! Patroklos ölünce de öfke möfke ne varsa hepsini unutur, yalnız dostunu yitirmiş bir dost oluverir.
Sürgünü korumak kralın kutsal bir ödevidir. Nitekim Patroklos’u Peleus evine alır, oğlu ile birlikte yetiştirir. Akhilleus da onu bir kardeşten çok sever, çünkü aralarında kan bağlarından da üstün kutsal bir bağ vardır. Patroklos artık onun adamıdır.