Bir sarmaşık diyordu o aşk için. “Aşk” sözcüğü zaten sözlükte “sarmaşık” demekmiş. Bir sarmaşık çınarları nasıl sarıp sarmalarsa, aşk da öyle sarıp sarmaşlarmış çınar gibi yiğitleri, servi boylu dilberleri.
Ve her sarmaşık, sardığı ağacı kuruturmuş sonunda.