Tehlike yaklaşınca, insanın ruhunda iki eşit ses yükselir: biri, çok makul olanı, tehlikenin boyutlarını inceden inceye düşünmesini, bundan kaçınmanın çaresini bulmasını ister insandan; öbürü, tehlikeyi düşünmenin çok ağır ve acılı bir şey olduğunu, her şeyi önceden görmenin insanın elinde olmadığını, bunun için en iyisi tehlike baş gösterinceye kadar ondan yüz çevirmek ve iyi şeyler düşünmek olduğunu söyler. Yalnızlıkta insan birinci sese kapılır, toplulukta ikinciye. Moskova halkında görülen buydu şimdi. Epeydir bunca eğlenmemişti Moskova.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yalnızca geri çekilişe katılmakla kalmadım, bu geri çekilişte değerli neyim varsa hepsini, mülkleri, evimi bir tarafa bırakalım… üzüntüden ölen babamı da kaybettim.
Belki de hiçbir zaman kendisini sevmeyecek olan bir adamı sevdiğini kendi kendine itiraf etmekten utanç duymakla beraber bunu hiçbir zaman kimsenin bilmeyeceği, bunu hayatının sonuna kadar kimseye söylemezse suçlu olmayacağı düşüncesi onu teselli ediyordu.
Bu sevimli korkmuş kıza acımıştı,ona bakmaya korkuyordu ama içinde ona bakmak için önlenemez bir istek vardı. Bu kızlara bakınca içinin ferahladığını hissetti. hayatta ona büsbütün yabancı, kendisini bunca meşgul eden sorunlardan başka, insanca daha pek çok şeyin olduğunu anladı.