Ülke dindar beyazlar yüzünden neredeyse mahvoldu, seçimlerden önceki şu dindar politikacılar gibi… bu tür dindarlıklar her kilisede sürüp gidiyor, öyle ki insan kendini kimin aldatacağını bilemiyor. Şu anda pazarda geçerli olan din mi onu da bilmiyorum. Dinin nasıl satıldığını görmek için son zamanlarda gazetelere de bakmadım.
Yine şu ülkem sözü! Mr. Wilson sizin bir ülkeniz var ama benim ya da Brnim gibi köle anadan doğmuş birinin ülkesi hangisi? Bizler için hangi yasalar var? Onları biz yapmıyoruz, razı da değiliz, onlarla hiç işimiz yok, bizim için tek yaptıkları bizi un ufak edip baskı altında tutmak.
Tom ters ters,” kapa çeneni,” dedi,” dindarlık kisvesi altında yaptıkların dışında her tür konuşmana katlanırım, o tam anlamıyla canıma okuyor. Her şey bir yana, farkımız ne? Sen bir nebze daha mı duyarlısın ya da duyguların biraz daha mı fazla? Bu tam anlamıyla halis muhlis köpeklik, şeytan kandırıp paçayı kurtaracaksın, bunu görmüyor muyum sanki? Sonra tutup senin deyişinle dine ‘sarılacaksın’ . Ne kaypak bir davranış bu, ömrün boyunca seytana borcun biriksin, sonra ödeme zamanı gelince sıvış! Peh!”
Sam,”kimse bilemez,” dedi, “ kadınlar gariptir, asla yapacağını sandığın şeyi yapmaz, çoğunlukla tam aksini yaparlar. Doğaları bile zıt yaratılmıştır, yani siz hangi yoldan gittiğini düşünüyorsanız, yapacağımız en iyi şey öbür yoldan gitmektir, o zaman bulursunuz.”