Selly

Selly

, bir kitap okudu
8/10
·303 syf.··
2026 49. kitabı
R. F. Kuang
6.7/10 · 13,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Spoiler içerir
7/10
·414 syf.··
2026 47. kitabı
Öncelikle belirtmek isterim ki bir kitabı okuyup, kendi özet ve yorumumu çıkardıktan sonra insanların yaptığı incelemeri okurum. Önce mümkün olduğunca kendi salt fikrim olsun diye. Okuduktan sonra yazarla ilgili bir çok olumlu/olumsuz eleştiri olduğunu fark ettim, onları şimdilik dışarıda bırakarak kitapla ilgili fikrimi yazacağım. Çünkü yazarla ilgili yorum yapacak bilgi birikimine şuanda sahip olduğumu düşünmüyorum. Kara Kitap kesinlikle okunması aşırı zor bir roman. Okuma alışkanlığı olmayan, belli bir kitabın üstüne kitap okunmadan okunacak bir kitap değil. Yazarın dili çok zor. Betimleme fazla, detaylı tasvirler, uzun ve katmanlı cümleler içinde boğuldum. Okuma zorluğunu aşabilirseniz kitap size çok farklı bir dünya sunuyor. Galip amcasının kızı olan eşi Rüya tarafından terk ediliyor. Kuzen evliliği olması onaylamadığın bir durum, özellikle kitapta kardeş gibi büyümüş iki insanın evliliği... Rüya gittikten sonra öğreniyoruz ki Rüya'nın üvey abisi Celal (babaları aynı anneleri farklı) de ortada yok. Celal köşe yazarı, yaşça Galip ve Rüya'dan büyük, yıllarca kendi yaşadıkları aile apartmanını da dahil ederek köşe yazıları yazmış. Galip Celal'i araştırarak Rüya'ya ulaşacağını düşünüyor ve Celal'in tüm köşe yazılarını okuyarak anlam çıkartmaya çalışıyor. Gerçekten çok yorucu ama merak uyandırıcı bir maceraydı. Galip'in Celal'e dönüşmesi, yıllar içinde sürekli başkalarını taklit ederek yaşaması, mesleğinin bile amcasından kalması... Ve Celal'in okuduklarımız, gördüklerimizin toplamından ibaret olduğumuzu söylemesi Galip ile eşleşiyor. Tamamen salt bir benliğimiz olmadığı fikrine çok katılmıyorum. Gördüklerimiz, okuduklarımız, bize öğretilenler bizi tabiki şekillendirir ama bu aldığımız bilgileri işleyip sürekli üstüne yeni okumalar, öğretiler eklersek dünyadan
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
Spoiler içerir
8/10
·146 syf.··
2026 46. kitabı
Budha felsefesine aşırı hakim değilim, üsten bakmak istemem ama yıllardır şeyi düşünüyordum, yaşadığımız dünyayı ve hayatın zevklerini reddetmek neden ? Bildiğimiz kadarıyla bir kere geliyoruz dünyaya ve mutlu olmak yaşamak haz almak neden kötü ve uzak duruyoruz diyordum. Kendimizi dünyevi zevklerden uzak tutarak nirvanaya varmak hep saçma geliyordu. Haz almaktan mutlu olmaktan kaçmanın mantığını anlamıyordum. Bu kitap da tam bunu sorguluyor ve aslında hepimizin bir bütün olduğunu söylüyor. Okuması bazıları için biraz sıkıcı olabilir çünkü olay örgüsüyle sürükleyen bir roman değil; daha çok düşünce ve ruh hali üzerinden ilerliyor. Kesinlikle herkesin hayatında bir kere okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. -Spoiler- Siddhartha Samana'lar gibi tamamen toplumdan kopup kendine çile çektirenlerle de oldu. Buda ile tanıştı ona bilgelik öğrenilmez kendim bulacağım dedi. Kamala ile tanışıp hayatın zevklerini tattı, ticarete katıldı, kumar oynadı... İki uçta da yaşadı ve en sonunda nehirle tanıştı. Tamamen dünyevi zevkleri de yaşadı, tamamen dünyadan koptu da... En sonunda gördü ki önemli olan denge. Dünyada hepimiz bir bütünüz, hepimiz birbirimize bağlıyız. Taş örneğin de kitaptaki en güzel sahnelerden biriyle örtüşüyor. Govinda’ya “bu taşı sev” diyor Siddhartha. Taş de taştır, ama aynı zamanda her şeydir. Aslında her şey birbirine bağlı, hepiniz biriz ve bütünüz. Siddhartha gerçekten birinden değil kendi yaşayarak bu sonuca vardı. Kesinlikle bu dengeyi sağlaması çok güzeldi, ne tamamen soyutlanma, ne tamamen zevklere kapılma...
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma