Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.
Kitap ,ses getiren son zamanların en çok çıkış yapan ve yazarın ölümünden sonra müthiş bir yükseliş ve ün kazanan yazarın son kitabı..
Hal böyle olunca merak etmemek elde değil!
Çok farklı bir bakış açısıyla ele alınmış bu ele alınış şeklini yazarın noktalama işaretlerini kullanırken de görebiliyoruz...
Tek yönlü bi bakış açınız varsa kitabı okumamanızı tavsiye ederim aksi taktirde okurken yazara söverken bulabilirsiniz kendinizi. Çünkü kitap dini değerleri kendince yorumlayan ve farklı açılarla ele alan bir eser.
Saramago ilk insanlardan sonra neler olabileceğini düşünmüş ve kendi yorumuyla yazmış eserini. Okurları ise iki kesime ayrılabilir, üç belki hatta dört kesime bile...
İlk kesim kitabı tamamen dine karşı, din ile alay olarak yorumlar hatta o kadar ileri gidebilirler ki tamamen dinsizlik kitabı olarak da damgalanabilir.
İkinci kesim dini bilerek okuyanlar. Onlar kitabın bir eleştiri,farklı açılar çerçevesinde bir sorgulama kitabı olduğunu anlayanlar,bunun bilincinde okuyanlar...
Kitap her kişide farklı bir izlenim bırakabilir ki böyle olduğunda iyi bir kitap niteliği taşır ya da taşıyabilir diyelim.
Kitabın felsefik yönü dini yöne biraz ağır bassa da dinin felsefe olmadan felsefenin de din olmadan tam bir bütün olamayacağını biliyoruzdur. Çünkü insanlar doğaları gereği hep merak ederler, sorular sorarlar ve meraklarını gidermek isterler.
Bir merak ile başlayan ve tanrı'yı aramamıza,bulamıza neden olan şey, yine insanlığımızın bir parçası olan merak etme yetimizdir.
Kitabın içeriğini uzun uzadıya anlatmama gerek yok. Okuduğunuz zaman anlatmaya çalıştığım şeyleri bir nebze olsa da anlayabilirsiniz bekli, ya da tam tersini düşünüp karşı çıkabilirsiniz. Bu tamamen sizin iradenize ve düşüncelerinize kalmış bir şey.
Ama kitap hakkında söyleyebileceğim tek şey
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz?
Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden
mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda?