Küçük Kara Balık

Küçük Kara Balık
@Stillalive
Fighting the Good Fight ( is the one that's fought in the name of our dreams). "İnsanlar kıyıcıydılar; kitaplara kaçtım."
İnsanın morali bozuk olunca, etrafındaki her şeye sinir olmaya başlıyor.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1/10
·324 syf.··
2022 56. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 23:05
Hangi millet tarihinin yerilmesinden bu kadar zevk alır bilmiyorum. Yerilmek bir yana karalanmasından, hakaretler edilmesinden, aşağılanmasından neden bu kadar memnuniyet duyar, onu hiç bilmiyorum! Herhangi bir siyasi düşüncem yok,siyaseti hiç sevmiyorum fakat tarihimizin de bu kadar alaşağı edilip anlatılmasından hiç hoşlanmadım. Dayanak olarak alınan hatırat Abdülhamid’e düşman olan Doktor Atıf Hüseyin Bey’e ait ama kitap için objektif olduğunu söylüyorlar; ikisi arasındaki çelişkiyi anlamamak imkansız. Yazım tarzını ve kitaplarını çok beğendiğim Sayın Livaneli sanırım Abdülhamit’in övgülerle anılmasından fazlaca rahatsız olmuş. Bunu da kitaptaki ifadeleriyle belli ediyor zaten. Objektif olmak adına İttihatçileri de eleştirdiğine, yerdiğine rastlıyoruz. Tabi ki iki tarafı da eleştirmek mümkün ama bunu güzel bir üslup dairesinde yaptığını iddia eden Livaneli’nin biraz sınırı aştığını düşünüyorum. Mesela o burun takıntısını anlatışı hiç de hoş değildi. Buna ne gerek vardı? İlla yazacaksa biraz daha yumuşatarak yazması daha saygılı bir davranış olurdu. Evet yazılan bir romansa ve anlatılan kurgu bir karakterse istenilen ifade kullanılabilir fakat gerçek bir şahsiyet anlatılıyorsa biraz daha kibar olmak gerekir. Bunun yanında tarihi anlatırken lüzumu olmayan pek çok ayrıntıya (sanki sırf karalamak için) girdiğini de maalesef gördüm. Ayrıca tekrarlayan ifadeler de dikkatimi çekti. (Harp korkusu gibi) Aynı tarz ifadeleri Atatürk için kullansaydı acaba tepkiler nasıl olurdu? Sonuçta bizim tarihimiz cumhuriyetle başlamadı padişahların da atalarımız olduğu gerçeğini inkar etmemiz mümkün değil. Öyleyse tarihimizin, Osmanlı’nın, padişahların yerilmesinden bu kadar gurur duymak neden? Ayrıca Sayın Livaneli titiz bir araştırma yaptığını söylüyor fakat en basit
Edebiyat
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,5bin okunma
İnsan bir kez melankoliye yakalanmış olmasın, her olaydan bir hüzün payı çıkarır kendine. Sigmund Freud
1000Kitap
10/10
·235 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 23:00
Yağlar sattık ballar sattık, ustamız öldü ama vazgeçmedik, kaçmadık. Aç kapıyı bezirgân başı, kapı hakkı ne verirse razıyız dedik; bir sıçan.. iki sıçan.. hooppp üçüncüde hiç mızıkçılık yapmadan dolaba kapandık. Sokakları kutu kutu boyadık da sek sek sekmelere doymadık. Birler, dizler, beller... Sabahtan başladık ayaklarımıza kara sular inene kadar ipler atladık. Toplar yaksa da ter şu içinde ortada sıçanlar oynadık. Biz doksanlarda çocuk olanların tek engeliydi akşam ezanları. " Ezan okunmadan evde ol ! " annemin nidası hâlâ kulaklarımda. Akşam ezanlarına kadar sınırsız bir çocukluktu bizimki. Meselâ karnında ziller mi çaldı? Çalsın... O oyun yarım bırakılmaz, bırakılamazdı. Ama mutlaka bir komşuanne imdada yetişir, salçalı ekmekler sokakta mideye inerdi. Okula giderken " offf..puffflar " yoktu. Her gün yeni bir heyecan ile gidilirdi. Ama öyle servisle filan değil. Tüm mahalle çocukları el ele tutuşur bazen kahkahalar ile bazen itiş kakış gidilir gelinirdi. Sonra... " Lüküs kamarada kimler oturur." diyen Sezenler, " Kız hepsi senin mi ? " diyen Tarkanlar, " Domates biber patlıcan. " diyen Barış abiler, " Şiştt şiştt sakin ol,sinirlerine hakim ol."diyen Sertap ablalar, " Aboneyim abone, biletleri cebimde. " diyen Yoncamikler vardı. Ruhumuzda çiçekler açtırır gözümüzde ilâhlaşırlardı. Bu kitap, unutulan ( arkadaşlığı, dostluğu, vicdan sahibi olmayı, sevgiyi,dürüstlüğü, yetinmeyi, az ile mutlu olabilmeyi ) değerlerimizi bütün içtenliği ile sıcacık hatırlattı bana. Çocukluk, zamanın bir köşesinden bana hâlâ göz kırpıyor belki de... Özlemişim meğer tasasız yaşamayı. Şimdilerde her şey yavan, sahte ve ruhsuz... Bu cağın çocuklarının uçurtmaları tellere takıldı. " Biz sokaklarda oynayan dertsiz son nesildik." Bizim çocukluğumuz
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma