İçimdeki Ses

Gaye Boralıoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
Kasım 2013
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
ISBN:
9786054603626
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dizüstü edebiyatı olacak kitap
7/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2024 102. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2024 19:37
Kitabın önsözünde her yazar kendinden bir parça yansıtır,onun hikayesinden esintiler görebilirsiniz gibi bir kısım vardı.Pek üstünde durmamıştım.Kendi gençliğidir herhalde demiştim.Ancak sonrasında okurken kendimi 2012-16 yıllarına, kendi lise günlerime ışınlanmış gibi hissettigim için yazarın biyografisine bakma ihtiyacı hissettim.63 doğumlu olup gençlerin muhabbetlerine bu kadar aşina olması beni çok şaşırttı dogrusu.O dönemin marka furyası,akran zorbalıkları ve popülerlik yarışı gibi birçok şeyi net bir sekilde yansıtmış.Bknz: Karakterimizin yeni iphone çıkmasına ragmen patatese benzeyen blackberrysini kullandığı icin kendini geri kalmıs hissetmesi. Hikayenin bahsettigim yıllar arasında gectigi bariz oldugu icin bahsedilen esin kaynagının lise anılarından çok müzik zevki ve dedesinin anlattığı solculuk anılarına dayandığını düşünüyorum.Özellikle araya sokusturulmuş müzikleri görünce buna daha cok emin oluyorsunuz.Eğreti duruyor.Ne yazık ki dedesinin anıları da öyle. Evet, okurken eğlendim.Benim icin konfor alanı,bunalımdan uzak daha aydınlık gecen bir lise zamanı gibiydi ama dede kesinlikle başka bir hikayenin kahramanı olmalıydı diye düşünüyorum.Basit Lise aşkını dedeyle anneannenin mücadele dolu iliskisiyle kıyaslaması aynı şekilde gereksizdi.Gayet eglenceli bir gençlik kitabı olabilecekken dede ve mücadelesi önplana çıkarılmasına anlam veremedim. Kitabın genel akışı Dizüstü edebiyatı serisini anımsatıyor.
İçimdeki SesGaye Boralıoğlu · Günışığı Kitaplığı · 201366 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 16. kitabı
Güzel bir kitaptı biraz sinir bozucu olsada .Klasik orta halli bir ailenin hayatla mücadelesini ve zelişin bu uğurda yeri gelip yaptığı anlamsızlıkları yeri gelip yaptığı doğru hareketleri konu alıyor. Herşey bir ders ve tecrübedir sonunun nasıl bittiği önemli değildir alınan ders kadar .
1000Kitap
İçimdeki SesGaye Boralıoğlu · Günışığı Kitaplığı · 201366 okunma
3/10
·200 syf.··
2023 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 16:41
Yazarın diğer kitapları gibi akıcıydı ama konusunu beğenmedim. Öğrencilerimi daha iyi anlamak istediğim için de okuduğum bu roman beni hayal kırıklığına uğrattı. Solculuğu anlatan gençlik romanı denilebilir. Bir lise öğrencisinin cinsel hislerini gençlik romanı adı altında kaleme almak bir eğitimci olarak oldukça rahatsız etti beni. Bu hisler var biliyoruz fakat bunların açıklanma ya da anlatılma tarzı psikoloji çerçevesinde olmalı, tabiri caizse gaz verme şeklinde değil. Bunun sonu çok çirkin yerlere gidebilir.
Edebiyat
İçimdeki SesGaye Boralıoğlu · Günışığı Kitaplığı · 201366 okunma

Yazar Hakkında

Gaye BoralıoğluYazar · 9 kitap
Tam adı Jülide Gaye Boralıoğlu olan yazar, Gönül ve Güneş Boralıoğlu’nun kızı olarak 22 Ekim 1963’te İstanbul’da dünyaya geldi. 1980’de Ataköy Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 1984’te mezun oldu. Yüksek lisansını yine aynı bölümden Sistematik Felsefe ve Mantık alanındaki çalışmasıyla 1986’da aldı. Gazeteci, reklam yazarı ve senaryo yazarı olarak çalışan yazar, ağırlıklı olarak senarist kimliği ile tanınmaktadır. 1999’da Atıf Yılmaz yönetmenliğinde gösterime giren “Eylül Fırtınası”nın senaristliğini üstlenen Boralıoğlu, bu deneyiminden sonra televizyonun senaryo yazarına daha fazla kontrol imkanı verdiği düşüncesiyle, televizyon dizileri için yazmaya ağırlık verdi. Çeşitli kanallarda yüksek reytinglerle yayınlanan “Bir İstanbul Masalı”, “Hırsız-Polis”, “Üzgünüm Leyla”, “Zerda”, “Bıçak Sırtı,” “Bir Çocuk Sevdim” ve “Kapalıçarşı” gibi dizilerin senaryolarını yazdı. Eğitim seviyesi birbirinden çok farklı, geniş bir kitleye hitap edecek derinlikli senaryolar yazmanın kendisi için öncelikli olduğunu belirten yazar, aynı zamanda Senaryo Yazarları Derneği’nin (SEN-DER) kurucularındandır. Hepsi Hikâye, Meçhul, Aksak Ritim isimli üç eseri bulunmaktadır. On bir öyküden oluşan ilk eseri Hepsi Hikâye, Ekim 2001’de yayımlanmıştır. İsimsiz, tek bir kadın karakterin ağzından yazılmış bu öyküler, bu karakterin gündelik hayatla, yetişkin olma durumuyla, ilişkilerle ve kendine çizilmiş kimlik sınırlarıyla baş edemeyişini, absürde kayan bir mizah ile konu edinir. Hepsi Hikâye, Boralıoğlu’nun yeni dönem eserleri Meçhul ve Aksak Ritim’den farklı olarak görece iyi eğitim görmüş, orta gelir düzeyinde bir karaktere odaklanır. Meçhul ve Aksak Ritim, toplumun alt sosyo-ekonomik düzeyini oluşturan varoşlardaki akıllı ve çekici bireylerin bu özellikleri dolayısıyla içinde yaşadıkları topluluklar tarafından cezalandırmalarını konu edinir. Mart 2004’te yayımlanan Meçhul, Gaye Boralıoğlu’nun yakın arkadaşı ünlü fotoğrafçı Manuel Çıtak’ın 24 fotoğrafından yola çıkılarak soruların metne dökülmediği bir röportaj formunda yazılmıştır. Bu fotoğraflarda yer almayan, varoşlarda yoksulluk içinde büyümüş ve bir gün gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuş İbrahim’i bulmak amacıyla yola çıkan iki gazetecinin İbrahim’in yakınları ile yaptığı hiç yayımlanmamış röportajlarından oluşur. İbrahim karakterine yakınları ve tanıdıklarının yüklediği doğaüstü özellikler itibariyle büyülü gerçekçiliğe, romanın başındaki “bulunmuş metin” takdimindeki dil itibariyle de masala yaklaşır. İbrahim’in uğradığı tacizler üzerinden ele alınan cinselliği, bastırılmış eşcinsel karakterlerin kurbanı olarak dışlanması ve içine karışmaya çalıştığı her topluluk tarafından cezalandırılması dolayısıyla da bir melodram olarak da okunabilir. Nisan 2004’te Selda Asal tarafından sanatçılara kendi sergilerini açabilme ve disiplinlerarası ortak sanat projeleri gerçekleştirebilme şansı vermek amacıyla kurulmuş Apartman Projesi’yle ortak olarak gerçekleştirilen bir etkinlik kapsamında Meçhul’de yer alan fotoğraflar Asmalımescit’te on beş gün boyunca projeksiyonla sergilenmiş, Zuhal Olcay ve Altan Erkekli ziyaretçilere kitaptan bölümler okumuştur. 2009 Ekim’inde yayımlanan ve yine varoşlardan bir karakterin, on beş yaşındaki çiçekçi çingene Güldane’nin öyküsünü anlatan Aksak Ritim, Güldane’nin kendi cinselliğini keşfetmesini ve taksi şoförü Halil ile yaşadığı aşk/nefret ilişkisini konu edinir. Ölüm, kaza gibi konulara yaklaşımında büyülü gerçekçilik öğeleri barındıran roman, Güldane’nin cinselliğinin kontrolünü mahallenin genç erkeklerine düzenlediği mum ışığında soyunma gösterisi ile kendi eline alması açısından Meçhul’den farklılaşır. Ancak bu sefer de Güldane farkındalığının kurbanı olur, Meçhul’deki İbrahim gibi güzelliği, çekiciliği ve en önemlisi de aklıyla içinde yaşadığı topluluktan farklı olduğu için yine o topluluk tarafından yok edilir. Aksak Ritim, Notre Dame de Sion tarafından 2011 yılında Edebiyat Ödülü Mansiyonu’na layık görülmüştür.