Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 52 dk.
Sayfa Sayısı:
207
Basım Tarihi:
Şubat 2015
Yayınevi:
İletişim Yayınları
ISBN:
9789750502217
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·207 syf.··
2020 91. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2020 21:06
Kitabı ilk elime aldığımda acaba ne anlatıyor böyle parça parça diye çıkarımda bulunmaya çalıştım ama böylesi farklı bir kitabı da uzun zamandır okumamıştım. Kaybolan, yaşadığı toprakları terk edip hayalinde, esrimesinde gördüğü hayatı yaşamaya giden bir isim ve onu bulmaya çalışırken, onun hakkında bilgi toplarken farklı kişilerden yapılan röportajlar. Farklı toplum, farklı insan ve bunlarla birlikte çeşitli düşünceler taşıyan insan yorumları. Bunların hepsi kaybolan kişiyi ararken yapılan röportajlarda karşımıza çıkıyor. Sanki oradaymış ve üçüncü kişiymişsiniz gibisine içine çeken canlı ve akıcı bir eser. Bu eseri daha çekici kılan şey ise büyük ihtimalle olayın yaşanma ihtimalinin fazlasıyla çok olması, belki de yaşanmış bir olaydan ibarettir bu eser ben anlamamışımdır. Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
ilginç bir kitap okumak isteyenlere....
8/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2023 20:40
İşyeri hekimim hediye etmişti, seversin enteresan bir kitap dedi. Kitap baştan sona röportaj diyaloglarından oluşuyor. İbrahim'in kaybolması ile ilgili ama röportaj soruları yok, sadece cevaplar var. Ve ilginçtir ki okurken roman okusam ancak bu kadar merakla ve ilgiyle okurum diyebilirim. Baştan sona satır satır ayrı ayrı yaşanmışlıklar, gerçekten olup, sümen altı yapılan durumlar, aile baskısı, imkansızlıklar sonucunda gelişen durumlar, doğru bilinen yanlışlar, yanlış bilinen gerçekler. 207 sayfa aktı gitti. Üstelik anlatılan hikâyenin gerçekten yaşanmış olma olasılığı çok yüksek deniliyor ki bu da kitabı daha bi okunası yapıyor. Beğendim ben, tavsiye edeceğim güzel bir kitap. İlk defa okuduğum bir yazar, ama sanırım fırsat buldukça diğer kitaplarını da okumak istiyorum.
İnsan ve Toplum
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
hissiz sanmayın beni, acımı hep rüyamda yaşıyorum'
9/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 21:48
gaye hanımdan ilk okuduğum bir kitaptı, aslında yaşanan bir olaymış ve bir yangında bulunmuş kasetlerden yazıma geçirilen bir hikaye olmuş. ibrahmin hayatı, hissizliği, acıları, sevgisizliği ve yarım kalan sevdasını konu ediyor. bazı kişilerin onun hayatına dokunuşlar o kadar güzel anlatılmıştı ki , akıcı okudum bir günde elimden kaydı. melek denen kuşun onunla olan yerleri, insanlar onu anlamıyordu ama bir kuş onu anlıyordu mesala. bazı yaptıklarına anlam veremediğim anları oldu İbrahimi , ama o acıya duyarsız olması onun acı çekmediği anlamına gelmezdi. ve rüya, rüyanın hayatı ve ibrahimle karşılaşmaları aşırı güzeldi , sonunda rüyayla yollarının kesmesini okumak isterdim ama , görmedik, çok beğendim kitaplar arasına girdin meçhul:) Acıyı hissedemeyenleri hissizlik suçladılar tıpkı İbrahim gibi... geceleri uyuku almıyordu gözlerinde rüyanın ama ilk rüyasında kendi mezarını görmesi ve bunu anlatamadan isminin rüya olması.. İbrahim ve rüya ... iyi okumalar...
İnceleme
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
7/10
·207 syf.··
2018 96. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2018 07:36
Yazarın, Manuel Çıtak'ın çektiği fotoğraflar üzerinden kurduğu bir hikaye İbrahim'in hayatı. Kayıp, bir garip insan İbrahim. Doğumuyla başlayan ilginç, fantastik bir hayat. Bir gazetecinin yanan bir gazete binasından kurtarılmış bir dolapta bulduğu İbrahim'in kayıp dosyası ve şahitlerinin ses kayıtlarını kitaplaştırarak sunan bir gazeteciyi okuyoruz. Biraz karışık olmuş olabilir. Şöyle ki Annesi ile başlayan ses kayıtları İbrahim'in iletişime geçtiği herkesle yapılan röportajlar arka kapağında da belirtildiği gibi anca üçüncü sayfa haberlerinde kahraman olabilen insanların hayatlarına da daldırıyor bizi. Ben kitabın tarzını, üslubunu çok beğendim. Gaye Boralıoğlu "Dünyadan aşağı" ve "Hepsi Hikaye" kitaplarıyla gönlüme oturmuş "Meçhul" ile yerini sağlamlaştırmıştır.
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
5/10
·207 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 00:23
Her bölüm başında Manuel Çıtak’ın bir fotoğrafı var. Yazar meçhul İbrahim’i arıyor, kişilerle konuşa konuşa İbrahim’in hayatının parçalarını birleştiriyor, böylece bilinmeyenler de açığa çıkıyor. İbrahim’in hayatını anlatan kişiler aslında kendi hayatlarını da anlatıyorlar. Akıcıydı ama diğer kitapları kadar çok sevemedim, ayrıca içindeki küfürler de beni rahatsız etti.
Edebiyat
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
Puan vermedi·207 syf.··
Beğendi
·
2018 112. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2018 10:22
Gaye Boralıoğlu'nun Manuel Çıtak'ın fotoğraflarından yola çıkarak yazdığı Meçhul kitabında, İbrahim'in öyküsünü, ailesinden, tanıdıklarından, yolunun kesiştiği başka başka insanlardan dinliyoruz.Her bölümün başında Manuel Çıtak'ın bir fotoğrafı var.Bu fotoğraflar ve anlatıcılarla İbrahim yavaş yavaş şekilleniyor kafamızda.Hatta her anlatıcıyla yeniden yazılıyor öyküsü.Aslında İbrahim'in öyküsünü dinlerken anlatıcıların yaşam öyküsü de giriyor anlatıya. Umutsuz, mutsuz pek çok karakter tanıyoruz böylece.İbrahim kadar meçhul, kayıp diye düşündüm, Seda Sayar, Rüya, Salih, Meliha da... Etkileyici bir kitaptı Meçhul.Sanırım tüm Gaye Boralıoğlu kitaplarını okumuş oldum böylece.️
Edebiyat
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma
Puan vermedi·207 syf.··
Beğendi
·
2024 54. kitabı
“Memleket önü alınamaz bir şekilde çürümenin uçurumuna, batıya doğru havai fişekler patlatarak yuvarlanıyor. Ne yazık ! Ne vahim ! Bütün bu rezaletin nedeni ne biliyor musunuz ? Korkusuzluk ! Evet korkusuzluk ilk başta insanın kulağına bir erdem, bir değer gibi geliyor ama işte bu da bir tuzaktır.” Herkese merhaba Bugün, okuduğum Dünyadan Aşağı kitabıyla kalemini çok beğendiğim Gaye Boralıoğlu’nun, Meçhul’ü ile geldim. Yazar, kitabını Manuel Çıtak'ın fotoğraflarından yola çıkarak yazmış. Her bölümün başında Manuel Çıtak'ın bir fotoğrafı var. Bölümlerde ise kayıp İbrahim, ona tanıyanlara soruluyor; röportajın sadece cevap kısımlarından oluşuyor gibi düşünülebilir. Bu sayede İbrahim’in öyküsünü, ailesinden, tanıdıklarından,arkadaşlarından, yolunun kesiştiği insanlardan dinliyoruz.Bu anlatıcılar sayesinde İbrahim yavaş yavaş şekilleniyor kafamızda, her anlatıcıyla yeni bir öykü yazılıyor. Aslında İbrahim'in öyküsüyle anlatıcıların yaşam öyküsü de dinliyoruz. Umutsuz, mutsuz, gazetelerin üçüncü sayfalarında göreceğimiz pek çok kişiyi tanıyoruz böylece. Yazarın kalemi şaşırtmadı, akıcı bir anlatımı vardı ama sonunu daha farklı beklerdim; o yüzden favorim hala Dünyadan Aşağı. Keyifli okumalar
MeçhulGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2015119 okunma

Yazar Hakkında

Gaye BoralıoğluYazar · 9 kitap
Tam adı Jülide Gaye Boralıoğlu olan yazar, Gönül ve Güneş Boralıoğlu’nun kızı olarak 22 Ekim 1963’te İstanbul’da dünyaya geldi. 1980’de Ataköy Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 1984’te mezun oldu. Yüksek lisansını yine aynı bölümden Sistematik Felsefe ve Mantık alanındaki çalışmasıyla 1986’da aldı. Gazeteci, reklam yazarı ve senaryo yazarı olarak çalışan yazar, ağırlıklı olarak senarist kimliği ile tanınmaktadır. 1999’da Atıf Yılmaz yönetmenliğinde gösterime giren “Eylül Fırtınası”nın senaristliğini üstlenen Boralıoğlu, bu deneyiminden sonra televizyonun senaryo yazarına daha fazla kontrol imkanı verdiği düşüncesiyle, televizyon dizileri için yazmaya ağırlık verdi. Çeşitli kanallarda yüksek reytinglerle yayınlanan “Bir İstanbul Masalı”, “Hırsız-Polis”, “Üzgünüm Leyla”, “Zerda”, “Bıçak Sırtı,” “Bir Çocuk Sevdim” ve “Kapalıçarşı” gibi dizilerin senaryolarını yazdı. Eğitim seviyesi birbirinden çok farklı, geniş bir kitleye hitap edecek derinlikli senaryolar yazmanın kendisi için öncelikli olduğunu belirten yazar, aynı zamanda Senaryo Yazarları Derneği’nin (SEN-DER) kurucularındandır. Hepsi Hikâye, Meçhul, Aksak Ritim isimli üç eseri bulunmaktadır. On bir öyküden oluşan ilk eseri Hepsi Hikâye, Ekim 2001’de yayımlanmıştır. İsimsiz, tek bir kadın karakterin ağzından yazılmış bu öyküler, bu karakterin gündelik hayatla, yetişkin olma durumuyla, ilişkilerle ve kendine çizilmiş kimlik sınırlarıyla baş edemeyişini, absürde kayan bir mizah ile konu edinir. Hepsi Hikâye, Boralıoğlu’nun yeni dönem eserleri Meçhul ve Aksak Ritim’den farklı olarak görece iyi eğitim görmüş, orta gelir düzeyinde bir karaktere odaklanır. Meçhul ve Aksak Ritim, toplumun alt sosyo-ekonomik düzeyini oluşturan varoşlardaki akıllı ve çekici bireylerin bu özellikleri dolayısıyla içinde yaşadıkları topluluklar tarafından cezalandırmalarını konu edinir. Mart 2004’te yayımlanan Meçhul, Gaye Boralıoğlu’nun yakın arkadaşı ünlü fotoğrafçı Manuel Çıtak’ın 24 fotoğrafından yola çıkılarak soruların metne dökülmediği bir röportaj formunda yazılmıştır. Bu fotoğraflarda yer almayan, varoşlarda yoksulluk içinde büyümüş ve bir gün gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuş İbrahim’i bulmak amacıyla yola çıkan iki gazetecinin İbrahim’in yakınları ile yaptığı hiç yayımlanmamış röportajlarından oluşur. İbrahim karakterine yakınları ve tanıdıklarının yüklediği doğaüstü özellikler itibariyle büyülü gerçekçiliğe, romanın başındaki “bulunmuş metin” takdimindeki dil itibariyle de masala yaklaşır. İbrahim’in uğradığı tacizler üzerinden ele alınan cinselliği, bastırılmış eşcinsel karakterlerin kurbanı olarak dışlanması ve içine karışmaya çalıştığı her topluluk tarafından cezalandırılması dolayısıyla da bir melodram olarak da okunabilir. Nisan 2004’te Selda Asal tarafından sanatçılara kendi sergilerini açabilme ve disiplinlerarası ortak sanat projeleri gerçekleştirebilme şansı vermek amacıyla kurulmuş Apartman Projesi’yle ortak olarak gerçekleştirilen bir etkinlik kapsamında Meçhul’de yer alan fotoğraflar Asmalımescit’te on beş gün boyunca projeksiyonla sergilenmiş, Zuhal Olcay ve Altan Erkekli ziyaretçilere kitaptan bölümler okumuştur. 2009 Ekim’inde yayımlanan ve yine varoşlardan bir karakterin, on beş yaşındaki çiçekçi çingene Güldane’nin öyküsünü anlatan Aksak Ritim, Güldane’nin kendi cinselliğini keşfetmesini ve taksi şoförü Halil ile yaşadığı aşk/nefret ilişkisini konu edinir. Ölüm, kaza gibi konulara yaklaşımında büyülü gerçekçilik öğeleri barındıran roman, Güldane’nin cinselliğinin kontrolünü mahallenin genç erkeklerine düzenlediği mum ışığında soyunma gösterisi ile kendi eline alması açısından Meçhul’den farklılaşır. Ancak bu sefer de Güldane farkındalığının kurbanı olur, Meçhul’deki İbrahim gibi güzelliği, çekiciliği ve en önemlisi de aklıyla içinde yaşadığı topluluktan farklı olduğu için yine o topluluk tarafından yok edilir. Aksak Ritim, Notre Dame de Sion tarafından 2011 yılında Edebiyat Ödülü Mansiyonu’na layık görülmüştür.