Gündüz hüzünlü, yağmurlu, ışıksız, tıpkı beni bekleyen yaşlılığım gibi geçti. Beni böyle tuhaf düşünceler, böyle karanlık hisler boğar, benim için açıklanması imkânsız sorular kafamda dolanıp durur ama nedense onları çözmek için ne gücüm ne isteğim vardır. Bütün bunları çözmek de bana mı kalmış!
Evet, Nastenka, insan yanılır ve gerçek, hakiki bir tutkunun onun ruhunu heyecanlandırdığına inanır bilinçsizce, işe yaramaz hayallerinde canlı, ele gelir bir şeyler olduğuna inanır istemeden! Nasıl da yalan, işte diyelim, aşk bütün tükenmez mutluluğuyla bütün acı verici eziyetleri ile gövdesine girmiştir...
Gök öyle yıldızlıydı, öyle aydınlıktı ki, ona bakınca insan ister istemez kendi kendi soruyordu: böyle bir göğün altında huysuz ve kaprisli insanlar yaşıyor olabilir mi gerçekten ?